2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, lösemi tedavisini tamamlamış ve henüz tedavisi devam eden çocuklar İstanbul Oyuncak Müzesi’ni ziyaret etti. Göztepe’de bulunan müzede düzenlenen ‘Ben Bir Süper Kahramanım’ Tasarım Atölyesi’nde çocuklar kendi süper kahramanlarını tasarladı.
Çocuk
Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, tedavisi tamamlanan ya
da henüz tedavisi devam eden çocukları Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında
Göztepe’deki İstanbul Oyuncak Müzesi’ne götürdü. Müzedeki oyuncakları büyük bir
ilgi ve merakla gezen çocuklar daha sonra yazar ve şair Sunay Akın ile birlikte
‘Ben Bir Süper Kahramanım’ Tasarım Atölyesi’nde kendi süper kahramanlarını
oluşturdular.
ÜÇ KANSERİN BİRİ LÖSEMİ Etkinlikte
konuşan Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, çocuklarda
üç kanserden birinin lösemi olduğunu belirterek, “Çocuklarımızın çektiği acıları,
tedavide yaşadıkları sorunları biraz da olsa topluma aktarabilmek ve o
dayanışma duygusunu onlarla paylaşmak için farkındalık oluşturuyoruz. Aslında
çocukluk çağı lösemilerinden birazcık bahsetmek gerekir. Çocuklarda görülen
kanserlerin en sık görüneni lösemiler. Neredeyse üç kanserin biri lösemi.
Dolayısıyla biz çocuk hematologlarının en çok uğraştığı kanser, lösemi. Yani
kemik iliği kanseri diğer ismi ile kan kanseri olarak da toplumda
isimlendiriliyor. Çocukluk çağı lösemisinin aslında 60-70 yıllık tanıdan
tedaviye bir öyküsü var. İlk yıllarda tanısı koyulup bu hastaların hemen hemen
hepsi kaybediliyordu” dedi.
BULAŞICI DEĞİL Löseminin
bulaşıcı bir hastalık olmadığına da değinen Prof. Dr. Malbora, “Çocukluk çağı lösemileriyle biz başa
çıkabiliyoruz. Çocuklarımızın hepsi maskelidir. Toplumsal olarak şu algı
içerisine giriyoruz. Acaba çocuktan yani hastadan başka bir insana bu hastalık
bulaşır mı? Hayır bulaşmaz. Biz aslında hasta çocuklarımızı diğer sağlıklı
bireylerden korumak için maske takmalarını istiyoruz. Bulaşıcı olan sadece iyilik
olsun, hastalık bulaşıcı değildir” diye konuştu.
OYUNCAK MÜZESİ Prof. Dr.
Malbora, atölyede çocuklarla beraber süper kahraman çalışması yapacaklarını
belirterek, “Bugün öncelikle yazar ve şair Sunay Akın Bey'e çok teşekkür
ediyorum. Bizi burada misafir olarak ağırladılar. Biz burada öncelikle
çocuklarımıza oyuncak müzesini gezdirdik. Sunay Hocamız çocuklarımızla sohbet
gerçekleştirdi ve ardından da çocuklarımıza birlikte atölye çalışması yaptı.
İçeriği de ben bir süper kahramanım. Gerçekten de yaşadıkları gibi, bu hayatın
gerçek kahramanları olmaları gibi. Bunu atölye çalışmasıyla da taçlandırdılar”
ifadelerini kullandı.
KEMİK İLİĞİ NAKLİNE İHTİYAÇ VAR Prof. Dr.
Malbora, “Lösemili çocuklarımızın yüzde 15 kadarı kemik iliği nakline ihtiyaç
duyuyor. Yani biz sağlıklı gönüllere ihtiyaç duyuyorlar. Özellikle Türk Kök'ten
bahsetmek istiyorum. Bizim Kızılay çatısı altında gönüllü bağışları
topladığımız bir kurumumuzdur. 18-35 yaş arasında tüm sağlıklı bireyler lütfen
gönüllü olsunlar, kök hücre bağışçısı olsunlar. Hastalarımıza can versinler”
dedi.
MÜZENİN ZİYARETÇİLERİ ÇOCUKLAR İstanbul
Oyuncak Müzesi Kurucusu yazar ve şair Sunay Akın da, lösemili çocukların müzeye
gelen en önemli ziyaretçilerden olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Değerli
hocamız Prof. Dr. Barış Malbora’nın düşüncesiydi. ‘Hastalarımı getirebilir
miyim?’ dedi. Tabii ben öylece kala kaldım, bu güzel aydın insan karşısında.
Düşünsenize, tedavi ettiği çocukları hastanenin dışına götürüp onları
gezdirmek, eğlendirmek isteyen, bunu tedavinin bir parçası olarak gören böyle
güzel hekimlerimiz var. Çocuk hekimlerimiz çok çok değerli. Bütün hekimlerimiz
çok değerli. Çok daha farklı tabii çocuk hastayla ilgilenmek. Çocuk çünkü çok
başka bir anatomik yapı, başka bir dünya. Ama ne mutlu ki, hep böyle çocuk
kalan, hayallerini terketmeyen çok değerli hekimlerimiz var. Biz çok şanslıyız.
Bu haftada şunu söylüyorum ben; hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın,
eczacılarımızın, hemşerilerimizin, ilaç mümessillerinin, bütün sağlık çalışanlarımızın
kıymetini bilelim. Biz insan yönüyle, insan olarak, yani gelenekten beri var
olan elden ele geçen bu sağaltma kültüründe çok iyi bir yerdeyiz. Bu yüzden
Barış Hocama çok teşekkür ediyorum, gerçek bir hekim olduğu için, tedavinin en
önemli parçasını, çocukların moral güç olarak, onların değerli olduğunu
hissettirmek gerektiğini bugün bize yaşattı ve alıp onları İstanbul Oyuncak
Müzesi'ne getirdi. Bence müzenin kurduğundan beri buraya gelen en önemli
ziyaretçiler arasında yer alıyor bu güzel çocuklarımız. İyi ki, iyi ki
hekimlerimiz var.”
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.