Son günlerde çocuk işçiliği ve cinayetlerin gündeme gelmesi üzerine açıklamada bulunan Eğitim Sen İskenderun şubesi, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasına yönelik eleştirilerini yineliyerek, gözaltı ve tutuklamalara son verilmesini istedi.

Sendika binasında düzenlediği basın toplantısında tepkilerini dile getiren Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Mustafa Ünsal, MESEM’lerin çocuk emeğinin sistematik biçimde sömürüldüğü bir yapıya dönüştüğünü belirterek, çocukların can güvenliği ve nitelikli eğitim hakkı için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.
DEMOKRASİYE AYKIRI Uygulamaya karşı yükselen demokratik tepkilere yönelik baskıların kabul edilemez olduğuna da değinen Ünsal, öğrencilerin ve velilerin MESEM’lerde yaşanan iş kazalarına ve ölüm vakalarına dikkat çekmek için gerçekleştirdikleri eylemlerin hedef alındığını, özellikle Milli Eğitim Bakanı’nı eleştiren ve istifaya çağıran öğrencilerin tutuklanmasının demokrasiye aykırı olduğunu savundu.
ÇOCUK FABRİKASI MESEM’leri, iktidarın eğitimi piyasalaştırma ve eğitim hakkını ticarileştirme politikasının en keskin örneği olarak değerlendiren Ünsal, "3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle bu merkezler adeta bir 'çocuk işçi fabrikası' haline getirilmiş, çocuklar düşük ücretlerle, güvencesiz, denetimsiz ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaya başlanmıştır. Bugüne kadar MESEM’lere kayıtlı en az 17 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Her birinin ölümü, bu sistemin can güvenliğini hiçe sayan, sermayenin kâr hırsına teslim olmuş anlayışının sonucudur" diyerek, çocukların okulda olmaları gereken yaşta, üretim bantlarında yaşamlarını yitirdiğini işaret etti.
Ünsal açıklamasında; "Eğitim Sen olarak siyasi iktidarı ve MEB’i uyarıyoruz: Gerçekler, baskı ve tutuklamalarla karartılamaz. Toplumun vicdanında açılan bu yara, susturulan seslerle değil, hesap vermekle kapanabilir. Öğrenci, veli ve sendikalara yönelik şiddet, gözaltı ve tutuklamalar son bulmalı; tutuklu öğrenciler serbest bırakılmalı” diye konuştu.
