8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle, kadınların sorunları ve kadın mücadelesi hakkında yazılı açıklamada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 8 Mart’a kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın gölgesi altında gelindiğini belirtirken, kadına yönelik şidetin kent-kır ayırmadığına dikkat çekti.

BOŞANMIŞ KADINLAR TÜİK’in 2024 yılına ait Kadına Yönelik Şiddet Araştırmasının kadınların eşit yurttaşlık mücadelesinde aşılması gereken çok engel bulunduğunu bir kez daha gösterdiğine işaret eden açıklamada Yıldırım Kara, "Bu araştırmaya göre kadınların yüzde 12’si fiziksel, yüzde 18’i ekonomik, yüzde 28’i psikolojik şiddet olmak üzere ömür boyu şiddete maruz kalmıştır. Genel olarak, medeni durum açısından bakıldığında, boşanmış kadınların şiddete karşı en savunmasız kesim olduğu anlaşılıyor: Boşanmış kadınların yüzde 41’i yaşam boyu fiziksel şiddete maruz kaldığını söylerken yüzde 62’si psikolojik şiddete, yüzde 42’si de ekonomik şiddete uğradığını belirtmiştir" dedi.
EKONOMİK ŞİDDET Eğitim seviyesi açısından sınıflandırıldığında da ortaokul ve altı düzeyde eğitim alan kadınların daha fazla şiddet gördüğünün tespit edildiğini, bu durumun özellikle ekonomik şiddet söz konusu olduğunda belirgin olduğunu ifade eden Yıldırım Kara, "Bir okul bitirmeyen kadınların yüzde 31’i ekonomik şiddete uğradı. Bu oran yüksekokul mezunu kadınlarda yüzde 8’e kadar düşmektedir. Şiddetin kimler tarafından uygulandığı incelendiğinde ise kadınların yüzde 66’sı aileden biri tarafından ekonomik şiddet gördü. Yüzde 56’sı eşi ya da birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz bırakıldı. Kentte veya kırda yaşamanın kadınlar açısından, daha güvende olmak açısından bir fark oluşturmadı" görüşüne yer verdi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun sadece 2026’nın ocak ayında 22 kadının öldürüldüğünü; 2025 yılında öldürülen ve şüpheli biçimde ölen kadın sayısının da 591 olduğunu da anımsatan Yıldırım Kara, verilerin, kadına yönelik şiddetin halen önemli bir toplumsal sorun olduğuna vurgu yaptı.
CUMHURİYET BAYRAĞI Ülkemizde her 8 Mart'ın aynı sorunlar ve şikayetler ile çözümsüz kalmasıyla geçtiğini belirten Yıldırım Kara açıklamasında, şu görüşlere yer verdi: "Bu süreci, cumhuriyetin kurucu felsefesine karşı çıkılmasından ayrı düşünemeyiz. Cumhuriyetin sadece bir rejim adı olmadığı; yurttaş olmanın, yurttaş haklarının ne anlama geldiği bu süreçte daha iyi anlaşılmıştır. Bunu en iyi anlayanlar da kadınlar olmuş; özellikle ekonomik yaşama katılmayı, kanunlar önünde eşitliği, kamusal alanda var olmayı her zamankinden daha bilinçli biçimde savunmaya başlamışlardır. Cumhuriyet, kadın hakları alanında Türkiye’yi çağdaş dünyanın öncü ülkelerinden birisi haline getirmiştir; bugün kadın hareketinin görevi, bu mirası korumak ve cumhuriyet bayrağını ileriye taşımaktır."
İstanbul Sözleşmesinden çıkan, kadına şiddetin abartıldığını söyleyebilen zihniyetin, bu çevrelerin suç ortağı olduğunu savunan Yıldırım Kara, kadınları ikinci sınıf bir cinsiyet olarak görenlerin karşılarında eğitimli, meslek sahibi, medeni haklarını bilen ve savunan kadınlar bulmaktan korktuğunu, kadınların nafaka hakkına bile tahammül edemediğine işaret etti.
