6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünü geride bıraktığımız ilk günde anma törenlerinde kullanılan dövizler akılda kalırken, Hataylı akademisyen Hukukçu Neval Oğan Balkız, kendi sosyal medya hesabından "DEPREMDE ÜÇ YIL!" başlıklı görüşlerini paylaştı.

Anma törenlerinde öne çıkan dövizler arasında; "Burdayız, Gitmiyoruz", "Unutmak Affetmek Yok", "Kayıplarımız İçin Adalet İstiyoruz", "Temiz İçme Suyu, Hava, Toprak İstiyoruz", "Hatay Enkaz Altında" ve "Kalıcı Bedelsiz Konut İstiyoruz" görüşleri paylaşıldı.

6 Şubat depremi sonrasında oluşturulan “Hatay Ayağa Kalkıyor Platformu” ve Hatay Ortak Meselemiz Derneği kurucularından Balkız, depremin, bu ülkede iktidar için; eksiklik, sorumluluk ve kusurlarından 'AKLANMA', muhalefet için; yapılmayanlardan 'YAKINMA', deprem tehdidi altındaki toplum için; 'SAKINMA', deprem yaşamış bizler için; 'UNUTMA' onusu değildir. Olamaz!" ifadesini kullandı.

HER BİRİMİZ İÇİN Depremi yaşayanlar açısından her birey için, depremin ölüm kalım konusu olduğunu belirten Hukukçu Balkız, Antakya’dan üçüncü yılda tüm yetkili ve sorumlulara da seslenerek şunları söyledi: “Her birimiz için, yitirdiklerinin özlem ve acısını taşıma konusudur! Her birimiz için, bundan sonra kimsenin bu ülkede afetlerde ölmemesini sağlama, deprem dirençli kent, deprem dirençli toplum talep etme yetisinde sorumluluk alma konusudur. Her birimiz için, devlete, tüm kurum ve kurumlarıyla ‘yurttaşı yaşatmacılık’ görevini eksiksiz yerine getirmesi konusunda göreve çağırma ve talep etme konusudur. Her birimiz için, yıkılmış, dağılmış, eksilmiş yaşamını, yoksunluk ve zorluklarla karşın yeniden kurma çabası ve dirayeti konusudur!"

Şehrini, kültürü, sosyoekonomik yapısı, insan ilişkileri, tarihsel yapı ve mirası ile rant talanına ve çevre yağmasına karşı bir anlayışla, deprem dirençli, insan merkezli bir şekilde ayağa kaldırma ve yeniden oluşturma görevini de hatırlatan Balkız, "Her birimiz için, ölümlerden sorumlu olan herkesin, sorumluluğu bulunan ve hala istifa etmeyerek koltuklarında oturanların, görev süreleri bittiğinden dolayı ‘sorumlulukları bittiğini’ düşünenlerin adalet önünde yargılanmasını, toplumsal ahlak ve hakkaniyet ölçüsü olarak adaletin gerçekleşmesini sağlama bilinci ve sorumluluğudur! Farkında olmak, kendini ve sevdiklerini ve geleceğini korumak, yaşamda kalmak konusudur!” görüşüne yer verdi.

