Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 2025 yılı genel danışma toplantısının oy birliği ile kabul edilen sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bildirgede, üretimden özelliştermeye, eğitimden sağlığa tüm konular üzerinde durularak, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ilkelerinin büyük zarar gördüğüne işaret edildi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi Prof. Dr. Muammer Aksoy Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen toplantıya; genel merkez üyeleri, şube başkanları ve Temsilcilik başkanları katıldı.
Hatay'ı temsilen katılan ADD Samandağ Şube Başkanı Atiye Sönmez Erdoğdu’nun divan kuruluna seçildiği genel kurulda, ülke gündemine ilişkin konular üzerinde de duruldu.

“Türkiye Cumhuriyeti üniter, laik bir ulus devlettir, İlelebet payidar kalacaktır. Ulus devletimiz, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili türkçedir, tartışılamaz’’ diyerek açış konuşmasını yapan ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, oy birliği ile kabul edilen sonuç bildirgesinde yed alan şu görüşleri paylaştı: “Ülkemiz bugün; Emperyalizmin dayatmalarıyla Cumhuriyetin kurumlarını ‘özelleştirme’ adı altında bir bir yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekildiği, üretim ekonomisi yerine rant ekonomisini önceleyen, vahşi kapitalizmin ekonomik politikaları sonucu halkımızı yoksullaştırarak, gelir dağılımında büyük uçurumlar yaratan ve ağır enflasyon koşullarında onları açlık sınırında yaşamaya mahkum eden, yoksul kesimlerin barınma eğitim, sağlık ve beslenme gibi temel haklardan yoksun bırakıldığı acı bir tablo ile karşı karşıyadır.”

Genel Danışma Toplantısı Sonuç Bildirgesinde ayrıca; “Hastayı müşteri, hastaneyi ticarethane olarak gören sağlık sistemini, çokuluslu şirketlerin oyun alanı haline getiren, piyasacı anlayışa terk edilmiş, deneme yanılma yöntemi ile laiklik özelliğinden uzaklaştırılmış bir eğitim sistemine mahkum edilmiş, eğitimimiz reform adı altında cemaatlere, tarikatlara, aşiretlere teslim edilmiş, kız çocukları okullardan koparılıp çocuk evliliğine zorlanmaktadır” denilerek, üniversitelere odaklanan gerici unsurların geçmişten bugüne çok daha yoğun bir şekilde faaliyetlerini gösterdiğine işaret edilerek, bunun en yakın örneğinin Karamanoğlu Mehmet bey üniversitesinde yaşandığı anımsatıldı.

Bildirgede ayrıca; “Diğer taraftan parlamenter sistemin ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırıldığı, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ilkelerinin büyük zarar gördüğü ağır bir dönemden geçiyoruz” denildi.
