Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
15 Ekim 2026, Perşembe
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Dünya (Ulusal)

Gelecekte uyanma umuduyla insanları dondurdular: Sayıları yüzleri aştı

Gelişen tıp teknolojileri sayesinde bir gün yeniden hayata döndürülme umuduyla bedenini dondurtan insanların sayısı küre...

1 dk okuma 0
Gelecekte uyanma umuduyla insanları dondurdular: Sayıları yüzleri aştı

Sektörün liderliğini 566 dondurulmuş bedenle Amerika Birleşik Devletleri üstlenirken, Rusya ise 109 kişiyle dünyada ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sırada ise Çin geliyor. İnsanlar hayatlarını kaybettikten hemen sonra uygulanan bu kriyoprezervasyon (dondurma) yöntemi, geleceğin bilimsel imkanlarına duyulan inancın en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.

Ancak bilim dünyası, kriyojenik olarak dondurulan bir insanın yeniden canlandırılmasının henüz tıbben kanıtlanamadığına dikkat çekiyor. Konunun uzmanlarına göre en büyük engeli beynin ve kişiliğin hasarsız bir şekilde geri getirilmesi oluşturuyor. 

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

BAŞKA ÇÖZÜMLER ARANIYOR 

Kalp durduğu andan itibaren nöronlardaki tahribatın hızla başladığını belirten araştırmacılar, insanı klonlamanın da bu soruna çözüm olmadığını vurguluyor. Genetik olarak aynı bir beden yaratılsa dahi yeni organizmanın farklı anılara ve karakter deneyimlerine sahip olacağı, bu nedenle eski kişiliğin geri dönmüş sayılamayacağı ifade ediliyor. 

Gelecekte beynin dijital modellerinin çıkarılması ya da ölen nöronların elektronik bileşenlerle değiştirilmesi gibi radikal yöntemler olası çözümler arasında tartışılıyor.

DONDURULAN FARE TEPKİ VERDİ

Öte yandan, hayvanlar üzerinde yürütülen laboratuvar deneyleri bilim insanlarına sınırlı da olsa umut veriyor. 2026 yılında yayımlanan güncel bir araştırmada, dondurulduktan sonra çözündürülen fare hipokampusunun bazı sinirsel işlevlerini yeniden kazandığı kanıtlandı. 

Uzmanlar bu gelişmenin hayvanın tamamen canlandırılması anlamına gelmediğini, ancak sinir dokusu aktivitesinin korunabildiğini göstermesi açısından kritik olduğunu belirtiyor. 

Kaynak: Sözcü – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler