Suriye'deki katliamların son bulması için Hatay'ın Yayladağı Sınır Kapısı’nda bir araya gelen Güney illeri Emek ve Demokrasi güçleri, Suriye’ye dayanışma köprüsü kurmak için buluştuklarını açıkladı.

Suriye halklarının sistematik ve planlı biçimde hedef alındığını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Dün Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler; bugün Kürtler... Çeteci zihniyet kan dökmekte ısrar ediyor. Halep’te Kürt halkına yönelik saldırılar, halkların özgür ve eşit geleceğine yapılmış bir darbedir. Herkesi Suriye’de körüklenen bu ateşi söndürmeye, halkların yanında durmaya ve barıştan yana sorumluluk almaya çağırıyoruz. Bilinmeli ki demokratik bir Suriye’nin inşası; halkların ve inançların özgür ve eşit yaşama koşullarından geçer" diyerek, Hatay Yayladağı Sınır Kapısından Halep’te Kürt halkına yönelik saldırıların son bulması için seslerini yükselttiklerini söyledi.

Yayladağı'ndaki buluşmaya; DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, YSP Eş Sözcüsü Didem Göçer, TÖP PM Üyesi İpek Karanfil, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu, DEM Parti Milletvekilleri George Aslan ve Zeki İrmez, SODAP MYK Üyesi Orhan Kok, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ve yurttaşlar katıldı.
“Suriye’deki katliamlara geçit vermeyeceğiz” sloganıyla Yayladağı Sınır Kapısı’nda Hatay, Mersin, Adana ve Osmaniye’den gelen çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yurttaşlar, Suriye’de yaşanan saldırılara tepki gösterdi.
Alevilere yönelik katliamların ardından Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt halkına yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ifade ederek, Suriye’de diyalog görüşmelerinin devam ettiği bir dönemde Halep’teki saldırıların yeni dönemin ve beklenen demokratik entegrasyonun önünde engeller oluşturduğuna işaret etti.
“Halep’e, Kürt halkına yapılan saldırı demokrasi ve barış sürecine sıkılan bir kurşundur. Asla kabul etmiyoruz” diyen Hatimoğulları, Kürt halkının Suriye’de, Türkiye’de ve bölgenin hiçbir yerinde yalnız olmadığını söyledi.

KATLİAMLARI DURDURUN Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak da konuşmasında, Suriye’de halkların üzerine yağan bombaların ve yaşanan katliamların, sürece destek veren iktidarların niteliğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Bu katliamları durdurun, HTŞ’ye verdiğiniz desteği çekin, Halep’te yaşanan katliamların önüne geçin” dedi.
Halep’te yaşananların sıradan bir çatışma olmadığını, açık bir kuşatma ve katliam olduğunu belirten HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da “Yüz binlerce insanın yaşadığı Halep’teki kuşatma ve katliam, bir etnik temizlik girişimidir. Cenevre Sözleşmeleri ve savaş hukuku başta olmak üzere bunu kabul edemeyiz” diye konuştu.
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HTŞ’nin saldırılarına ve Türkiye’nin rolüne tepki gösterirken, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ise, Türkiye işçi ve emekçilere çağrı yaparak, halkların yan yana gelmesini önerdi.
SYKP Eş Genel Başkanı Mert Titiz de Rojava modelinin yok edilmek istenildiğine işaret ederek, "Halkların kendisini yerelden yukarıya doğru yönettiği, meclislerin karar aldığı; kadınların ve gençlerin söz sahibi olduğu; Ermenilerin, Arapların, Kürtlerin birer birer temsil edildiği, tüm dünyaya örnek olması gereken bu model ortadan kaldırılsın istiyorlar. Bunun yerine tekçi, askeri ve ekonomik çıkar odaklı bir düzen dayatılmak isteniyor. Ancak Rojava halkı, Kürt halkı buna boyun eğmeyecek" dedi.
Daha önce farklı halk ve inanç gruplarını hedef alan silahlı yapıların bugün Kürt halkına yönelik saldırılarla sivillerin, özellikle kadın ve çocukların yaşam hakkını ihlal ettiğini belirten Yeşil Sol Parti PM Üyesi Didem Göçer, insan hakları örgütlerinin sürece aktif müdahil olmasını ve Türkiye’nin barış ve diyalogdan yana tutum almasını istedi.
TÖP PM Üyesi İpek Karanfil de saldırıları tepki göstererek, Arap Alevi halkının bayramı olan 14 Ocak'ta katliamlara hedef olduğunu belirtirken, tüm olumsuzluklara rağmen, Suriye’de eşitlik ve özgürlük isteyen halkların ayakta olduğunu söyledi.
