Soykırım İkliminde Alevilerin Geleceği Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Yayınlandı: BU BİZE DERS OLSUN, BU DA SİZE DERT OLSUN

Soykırım İkliminde Alevilerin Geleceği Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Yayınlandı: BU BİZE DERS OLSUN, BU DA SİZE DERT OLSUN

Hatay’ın Samandağ ilçesinde 25. Geleneksel Evvel Temmuz Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen “Soykırım İkliminde Alevilerin Geleceği: Riskler, Olanaklar, Olasılıklar" başlıklı ı sempozyumunun sonuç bildirgesinde, Suriye’de 8 Aralık 2024’ten bu yana sürdürülen Alevi soykırımına dikkat çekildi.

Türkiye dahil olmak üzere pek çok devletin ve uluslararası kurumun sessizliği ve iş birliğinin eleştirildiği açıklamada, başta kadınlar olmak üzere sivil halkın hedef alındığı bu soykırıma karşı acil uluslararası müdahale ve dayanışma çağrısı da yapıldı.

SESSİZLİK     1- 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana geçmişi, Suriye’de yaşanan 10 yılı aşkın süreye uzanan iç savaşa kadar götürülebilecek bir Alevi soykırımı yaşandığına değinilen sonuç bildirgesinde, soykırımın insani, kültürel, maddi ve manevi olarak yarattığı kayıplarla birlikte yıkımların, artık dünyanın sessizliği ile birlikte düşünüldüğünde katlanılmaz ve telafi edilemez boyutlara ulaştığına vurgu yapılarak, şu görüşlere yer verildi: “Başta Aleviler olmak üzere Suriye’de kendilerinden olmayan toplulukları yıkılan eski rejimin işbirlikçisi olarak ilan eden selefi, cihadist HTŞ rejimi, Alevilere, Dürzilere ve Arap Hristiyanlara yönelik apaçık bir imha operasyonu yürütmektedir. Bu doğrultuda bugüne değin tespit edilebildiği kadarıyla 150 binden fazla Alevi katledilmiş ve özellikle genç kadınlar ile çocuklar kaçırılarak akıbetleri belirsiz hale gelmiştir. IŞİD zihniyetli HTŞ rejimi Alevi soykırımını özellikle cinsiyetlendirilmiş bir politika doğrultusunda yürütmekte, kadınlara yönelik kaybetme, kaçırma, taciz, tecavüz ve köleleştirme uygulamalarına ara vermeden devam etmektedir” denildi.

Türkiye başta gelmek üzere, ABD ve AB ülkelerinin eli kanlı bir örgüt olan HTŞ’yi Suriye’ de kurucu temel aktör olarak kabul ettiğini hatırlatan bildirgede, açılan bu politik yolun, sadece Suriye Alevilerinin değil, aynı zamanda Dürziler ve gayrimüslim topluluklar başta gelmek üzere şeriatçı perspektif dışında kalan toplulukların adeta ölüm fermanı olduğuna işaret edilerek, “HTŞ rejiminin üniter devlet ısrarı bölgeyi yeni bir iç savaşa doğru sürüklemektedir” ifadelerine yer verildi.

Başta Lazkiye kırsalında olmak üzere Hama, Humus, Tartus, Lazkiye gibi Alevi nüfusun yoğunlaştığı bölgelerde soykırımdan kurtulmayı başaranların ne yazık ki açlık ve ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna da dikkat çekilen bildirgede, söz konusu mağdur topluluklara temel gıda ve sağlık malzemelerinin ulaştırılmasının doğrudan HTŞ rejimi tarafından engellendiği ve bu rejimin hamileri durumundaki Türkiye ve ABD gibi ülkelerin de buna seyirci kaldığı belirtildi.

alevilıntısı.PNG

İNSANİ KORİDOR       Sempozyumun Türkiye’deki iktidara, Suriye’de soykırıma uğrayan Alevi topluluklara gerekli insani yardım ulaştırılabilmesi için ivedilikle bir yardım koridorunun açılmasına dönük çağrı niteliği taşıdığına da değinilen bildirgede, “Bu büyük insanlık suçuna seyirci kalma utancını Türkiye’ de yaşayan toplulukların sırtına vuranlar tarih tarafından asla unutulmayacak ve affedilmeyecektir. Bugün yaşanmakta olan soykırım tecrübesi, Suriye’de bağımsız bir Alevi örgütlülüğünün yokluğunun, Alevilerin kriz haline gelen temsil sorununu derinleştirdiğini göstermektedir. Bu sorunun yarattığı çaresizlik kimi Alevi çevreleri vesayet, kliyantalist ya da hamilik arayışı odaklı politikalara yöneltmektedir” denildi.

YANLIZLAŞMA     Alevi toplulukların, hayatta kalabilmek için Suriye ve Türkiye örneğinde olduğu gibi, kendi Alevi kimliklerini ulusal kimlikler karşısında ikincilleştirmek, Alevi kimliklerini yeniden üretmek yerine ulusal kimliğin bir parçası olmak zorunda bırakıldığına işaret edilen bildirgede; tüm Alevi topluluklar ölçeğinde Alevilerin değerlerinin modern devletin ve dünyanın değerleri karşısında en hafif tabiri ile aşınmasını, daha yerinde bir ifade ile yozlaşmasını ya da yok olmasını beraberinde getirdiğini, Alevilerin sorunlarına çözüm yolları geliştirecek stratejik merkezlerden, akademik enstitülerden ya da çeşitli türden bilgi ve politika üretebilecek oluşumlardan mahrum olduğu da belirtilerek, sempozyumun tüm Alevi oluşumlarını ivedilikle kendi politikalarını, stratejilerini, örgütlenmelerini geliştirecek ve bunların ihtiyaç duyacağı akademik, tarihsel siyasal bilgileri üretecek kurumsallaşmalar oluşturmaya davet etti.

Başta Arap Aleviler olmak üzere Türk ve Kürt Alevilerin hem kendi öz örgütlenmelerini güçlendirmeye hem de ortaklaşacakları bir çatı örgütlenmeye ihtiyaçlarının olduğuna da işaret edilen bildirgede, Alevi toplulukların tüm dünyada ve en başta mevcut Suriye soykırımı gerçeği karşısında ivedilikle insani yardım koridorunun açılmasının gerekliliği ifade edilerek, küresel ve ulusal ölçekli sivil toplum inisiyatiflerinin harekete geçirilmesi ve tüm diplomatik mekanizmaların çalıştırılabilmesi için, ulusal ve küresel ölçekte yeni örgütlenmelere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekildi.

Türkiye’de iktidar sahiplerinin “Terörsüz Türkiye”, Kürt siyasal hareketinin ise “Demokratik Toplum ve Barış Projesi” olarak adlandırdığı bir siyasal süreç deneyimlendiğine de yer verilen bildirgede, “Türkiye’ de yaşayan toplulukların birlikte, yeniden bir hayat kurabilmeleri ve tüm bölgeye örnek oluşturulabilecek demokratik ve eşitlikçi bir model oluşturabilmeleri, ancak tarihsel bir yüzleşmeyle, düşmanlaştırıcı politikaların tümüyle terk edilmesiyle, en başta Araplar, Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Rumlar gibi kadim topluluklar olmak üzere, herhangi bir darlaştırmaya, dışlamaya yönelmeden bölgenin tüm halklarını kapsayıcı ve eşit vatandaşlık hukukuna dayanan düzenlemelerle mümkündür” denilerek, bu topluluklara karşı işlenen nefret suçlarıyla yüzleşerek ve bu yüzleşmenin gereklerini yerine getirecek mekanizmaların hayata geçirilmesiyle birlikte hep birlikte yepyeni bir kamusal ortaklık anlayışının inşasını önerdi.

Bildirgenin son bölümünde, başta Suriye’ de yaşanan soykırıma karşı çıkmak üzere ve bölge ülkelerinin tümünde karşımıza çıkan Alevi topluluklara yönelik düşmanlaştırıcı politikalara ilişkin olarak tüm Alevi toplulukları ve kurumlarını ortak mücadele alanlarına ve dayanışmaya davet eder. Bu anlamda, yeni bir Alevi kamusunun inşası için her topluluğun tarihsel bir sorumluluğu olduğunu beyan ettiğini duyurdu

Sonuç Bildirgesine; Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri, Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği, Samandağ Alevi Değerleri Koruma Derneği, Halkların Demokratik Kongresi, Ehlen Dergisi ve Samandağ Kalkındırma Derneği ile 25. Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali Düzenleme Komitesi de imza attı.

Image

GÜNEY RÜZGARI YAYINCILIK TANITIM
Tel. : (326) 214 86 49
GSM : (532) 473 31 41
Güllübahçe Mah. Silahlı Kuvvetler Caddesi No: 28/A-1 Antakya/HATAY

HATAY

Hava Durumu Veri Kaynağı: weather forecast Samandag 30 days