reklam1

 

reklam1

HABERLER

EĞİTİM İŞ: LAİKLİKLE YAŞAYACAĞIZ, CUMHURİYETİ İLELEBET YAŞATACAĞIZ

Ülkemizin kurucusu ve kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyetin en önemli devrimlerinden birinin 100 yıl önce bugün 3 Mart 1924'te gerçekleştirdiğine ilişkin açıklama yapan Eğitim İş, "Bu tarihte Halifelik, Şeriye ve Evkaf Vekâleti ile Erkân-ı Harbiye Vekâleti kaldırılmış, Osmanlı hanedanı mensupları yurtdışına çıkartılmış ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası) kabul edilmiştir. Söz konusu devrim yasaları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal, laik ve bilimsel temellere dayanan çağdaş bir devlet olarak yapılanması sağlanmıştır" denildi.

image0 9

LAİKLİK        Ulusal egemenlik ile bağdaşmayan ve toplumsal gelişmenin önünde engel olan çağdışı kurumların kaldırılmış, devletin ve toplumsal düzenin akla ve bilime dayalı ilkelerce düzenlenmesinin yolunun açıldığını, böylece de “sultanın kulu”nun yerini cumhuriyetin özgür yurttaşı“ümmet toplumu”nun yerini ise “modern ulus” aldığını ifade eden Eğitim İş Hatay 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu Adına Mustafa GünalTevhid-i Tedrisat Kanunu ile çağdışı eğitim kurumlarının kapatılırken, bütün eğitim kurumlarının da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandığını hatırlattı.

Günal, "Böylece eğitim, devletin temel görevlerinden biri haline getirildi. Her zaman gıpta ile bakılan 'fikri hür, vicdanı hür' Cumhuriyet kuşakları böylelikle yetiştirildi. Ancak 100 yıl sonra, iktidarda bulunan AKP’nin eğitim alanındaki uygulamaları, Cumhuriyet atılımlarını tasfiye etmeye, eğitimimizin temel niteliklerini değiştirmeye yöneliktir. Açık açık dindar ve kindar nesiller yetiştirmek istediğini söyleyen bir siyasi oluşumun 21 yıllık iktidarı süresince, eğitimde laikliğe dair tüm kazanımlar ve öğeler saldırıya uğramıştır" ifadesini kullandı.

Çağdaş eğitimcilerin baskıya maruz kalıp, sayıları artırılan din derslerinde tek bir dinin, onun bir mezhebinin anlatısının hakim kılındığını, öğrenciler ve öğretmenlerin de dini etkinliklere mecbur bırakıldığına değinen Günal, "MEB’in kitaplarındaki görsellerde bile dini mesajlar verilir hale gelmiştir. Dernek/vakıf maskesi takmış tarikatlar MEB’in protokolleriyle eğitimde cirit atarken, imam hatiplerin sayısı günden güne artırılmış devletin tüm imkanları onlar için seferber edilmiştir. Sıbyan mektepleri kurulur, yurdun dört bir yanında ‘medrese öğrencileri’ yürüyüşleri düzenlenir olmuştur. İktidar, yurt açmayarak, eğitimdeki sınav basamaklarına yetecek eğitimi dahi devlet okullarında vermeyerek dolaylı olarak tarikat yurt ve etüt merkezlerini beslemektedir" dedi.

image1 3

Eğitim-İş'in tüzüğünde yer alan, "Atatürk ilke ve devrimleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi üzerinde yükseldiğinin bilinciyle, laiklik ilkesinin korunmasına büyük önem verir. Kişilerin inanç ve vicdan özgürlüklerini savunurken, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanmalarını ya da baskı altına alınmalarını da kabul edilemez bulur. Bu nedenle de ülkede yaşayan herkesin çağdaş, bilimsel, laik, demokratik, eşit, parasız ve nitelikli eğitim hakkı olduğunu savunur ve bu hakkın yaşama geçirilmesi için mücadele eder" görüşüne de yer verilen açıklamada, "Laik eğitimin ve laik toplumun çok daha önem kazandığı bu süreçte, Eğitim-İş olarak, öğretim birliğine son vererek, medrese-mektep ikilemini günümüze taşımak isteyen bu anlayışa karşı, Atatürk ilke ve devrimlerine, Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz; LAİKLİKLE YAŞAYACAĞIZ, CUMHURİYETİ İLELEBET YAŞATACAĞIZ!"