Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
20 Ekim 2026, Salı
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Ekonomi (Ulusal)

TÜRKSAT 3 kat daha fazla veri depolayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır” dedi.

Güncelleme: 6 dk okuma 0
TÜRKSAT 3 kat daha fazla veri depolayacak
Haberler Ekonomi Teknoloji TÜRKSAT 3 kat daha fazla veri depolayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır" dedi.

Habertürk
Giriş: 20 Ekim 2026 - 12:25 Güncelleme: 20 Ekim 2026 - 12:27
Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayın
TÜRKSAT 3 kat daha fazla veri depolayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda konuştu. Bilginin, çağın en değerli hazinesi olduğunu dile getiren Uraloğlu, siber güvenlik yazılım ve teknolojilerinin ise bu hazineyi koruyan en kritik kalkan olmaya devam ettiğini söyledi.

Bakan Uraloğlu açıklamasında “Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir.” dedi.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Uraloğlu, yapay zekâ, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücünün; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçüldüğünü anlattı. Uraloğlu, “Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve millî bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananıdır.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKSAT VERİ MERKEZİ, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR”

Konferansın ana teması olan “Yeni Dünya Düzeninde Siber Savaşlar”, küresel ölçekte yaşanan gelişmeleri isabetli biçimde yansıttığını söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Siber Dayanıklılık ve Caydırıcılık, Platform Siber Güvenliği ile Küresel Rekabette Teknoloji Savaşları ve Siber Casusluk başlıkları hem ülkemiz hem de uluslararası toplum açısından kritik önem taşımaktadır. İşte bu anlayışla, kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini Türkiye’nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz ayında Ankara Gölbaşı’nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis; e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacaktır.”

Uraloğlu, diğer yanda özel sektörün gücüyle bölgesel ve uluslararası kapasiteyi büyütmeye de devam ettiklerini belirterek “Eylül ayında hizmete aldığımız Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi’nin en büyük veri merkezi olarak bu dijital kaleler zincirine önemli bir halka eklemiştir. Böylece Türkiye’nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz.” dedi.

“TÜRKİYE, VERİ MERKEZİ ÜSSÜ OLMA HEDEFİNİ GÜÇLENDİRMEKTEDİR”

Kriptoloji açısından veri merkezlerinin, dijital varlıkların uzun vadeli güvenliğinin teminatı olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Kritik verilerin şifrelenmesi, anahtar yönetimi, erişim kontrolleri, tedarik zinciri güvenliği ve gelecekteki kuantum tehditlerine karşı dayanıklı altyapıların kurulması, bu merkezlerin en temel işlevlerindendir. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir. Bu projeler sayesinde Türkiye, artan veri üretimi, bulut bilişim ve yapay zekâ ihtiyaçlarına cevap verecek ölçeklenebilir altyapı kazanırken, bölgesel bir dijital altyapı ve veri merkezi üssü olma hedefini de güçlendirmektedir.” açıklamasında bulundu.

“ULUSAL SİBER GÜVENLİK STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI KAPSAMINDA 18 HEDEF VE 61 EYLEM BELİRLEDİK”

Türkiyede siber güvenlik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü de vurgulayan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2028) kapsamında; siber dayanıklılık, proaktif siber savunma ve caydırıcılık, insan odaklı yaklaşım, teknolojinin güvenli kullanımı, yerli ve millî teknolojilerin geliştirilmesi ile uluslararası iş birliği alanlarında 6 stratejik amaç, 18 hedef ve 61 eylem belirledik.”

Uraloğlu, söz konusu stratejik yaklaşımın kurumsal karşılığının ise Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Siber Güvenlik Başkanlığının oluşturduğunu söyleyerek “7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu ile güçlendirilen bu yapı, ulusal siber güvenlik politikalarının tek elden belirlenmesini, kritik altyapıların korunmasını, siber tehditlere karşı koordineli müdahaleyi ve kamu-özel sektör-akademi iş birliğini daha etkin hâle getirecektir. Siber Güvenlik Başkanlığı’nın kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki millî çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE, 2024 KÜRESEL SİBER GÜVENLİK ENDEKSİ’NDE TÜM ALANLARDA TAM PUAN ALDI

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi’nde tüm alanlarda tam puan alarak “Seviye 1: Rol Model Ülke” kategorisinde yer almasının, bu alandaki kurumsal kapasitenin uluslararası düzeyde tescili niteliğinde olduğunu söyledi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuz da elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürmektedir. Bu yıl alınan Kurul Kararıyla, yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü kılınması, sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapılarımızın siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adımdır.”

“DİJİTAL DÜNYADA EN ÇOK KORUMAMIZ GEREKENLER ÇOCUKLARIMIZDIR”

Kapsamlı siber güvenlik çabalarının ve kurumsal yapılanmanın en öncelikli boyutunun ise çocukların dijital dünyada korunması olduğunu söyleyen Uraloğlu, “Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. Bildiğiniz üzere Siber Güvenlik Başkanlığımızca hazırlanan ve Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır.”

Uraloğlu, “Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılması, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanması ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınması; çocuklarımızın dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılığımızın açık göstergesidir.” diye konuştu.

Uraloğlu, çocukların sağlıklı gelişimini ön planda tutmanın, ailelerin yanında olmanın ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamanın, millî güvenlik anlayışlarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Geleceğin dünyasında veri; hızlı olana, güvenli olana ve egemen olana ait olacaktır. 5G ve ilerleyen dönemde 6G teknolojileri, yazılım tabanlı şebekeler ve yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, çekirdek ağ güvenliği, tedarik zinciri güvenliği ve kriptografik altyapıların güçlendirilmesi gibi alanlarda yeni ihtiyaçlar doğurmaktadır. Siber güvenlik, yalnızca teknolojiyle değil, insan odaklı bir yaklaşımla ve kamu, özel sektör ile akademi arasındaki güçlü iş birliğiyle güçlenir.”

ÖNERİLEN VİDEO

Habertürk Manşet - 16 Ekim 2026 ("Ankara Abisi" Neden Tutuklandı?)

Sel felaketlerinin yol açtığı yıkım ve yardım paralarının kara paraya dönüşme iddiaları Habertürk Manşet'te masaya yatırılıyor. İstanbul'un tarihin en büyük yağışını aldığı ve sel sularının evleri çamura gömdüğü bu felaket döneminde, yardımların nasıl suistimal edildiği konuşuluyor. Zülfikar Ali Ayd... Sel felaketlerinin yol açtığı yıkım ve yardım paralarının kara paraya dönüşme iddiaları Habertürk Manşet'te masaya yatırılıyor. İstanbul'un tarihin en büyük yağışını aldığı ve sel sularının evleri çamura gömdüğü bu felaket döneminde, yardımların nasıl suistimal edildiği konuşuluyor. Zülfikar Ali Aydın, hayır işi maskesi altında toplanan paraların dernek hesaplarına nasıl aktarıldığını ve bu zekat paralarının kara paraya dönüşme hikayesini tüm detaylarıyla anlatıyor. Programda ayrıca sel felaketi sonrası yaşanan mağduriyetler ve bu süreçteki denetim eksiklikleri ele alınıyor. Yardım süreçlerinin nasıl işlediği ve güvenin nasıl zedelendiği üzerine çarpıcı bir analiz sunuluyor.
#TÜRKSAT
#abdulkadir uraloğlu
#veri merkezi
Yazı Boyutu
Küçük Normal Orta Büyük Ekstra Büyük
  • Ana Sayfa
  • Yazı Boyutu
  • Paylaş
    • Kaydet
    • Görüntüle
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek Bloomberg HT - Habertürk ortak yayınında
İstanbul'da sel faciasında can kaybı 7'ye yükseldi
Mekke Anlaşması Meclis'e ulaştı
MHP lideri Bahçeli'den açıklamalar
Belçika'da kritik zirve!
Fransa, İspanya, Arnavutluk... Avrupa'yı saran protesto hareketi
Süper Lig'de Salah fırtınası!
İş yeri sahibi sıkışarak can verdi
MEB'den, ortak yazılı sınav sistemi kılavuzu
Vize şirketlerine 'bot' operasyonu
"Yumurta" çetesini yasak aşk ihbarı yaktı!
"Kurgu Kaza" operasyonu: 77 gözaltı
Terk eden kadının evine girip onu ve annesini bıçakladı
"Yenilginin sorumlusu Italiano"
Yılmaz: Olağan tasfiyeler hızla yapılmaktadır
Eski şoföründen çarpıcı iddialar
Fenerbahçe için zafer zamanı!
Yamal'ın annesi İstanbul'u gezdi
Yeni sevgilisiyle ilk kez görüntülendi
Kadim mücadelede yeni raunt
Kaynak: Habertürk – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler