Türkiye'nin ilk çeltik fabrikasının kurulduğu Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, coğrafi işaret tescilli çeltiğin hasat sezonu başladı. Ilgaz Dağı'ndan gelen kar sularıyla beslenen tarım arazilerinde yetiştirilen çeltikler, biçerdöverlerle toplanarak kurutma işlemi için harmanlara taşınıyor.
Tosya'da yaklaşık 10 bin dekarlık alanda çeltik üretimi gerçekleştiriliyor. Bölgede coğrafi işaret belgeli "Sarıkılçık" türünün yanı sıra "Yaşar", "Maratelli" ve "Osmancık" çeşitleri de yetiştiriliyor. Atatürk'ün talimatıyla 1926 yılında Türkiye'nin ilk çeltik fabrikasının kurulduğu Tosya'da, ekim ayının gelmesiyle birlikte tarlalarda hasat hareketliliği yaşanıyor.
Biçerdöverlerle hasat edilen çeltikler traktörlerle harman alanlarına taşınıyor. Burada brandaların üzerine serilen ürünler, güneşten en yüksek düzeyde faydalanması için sabahın erken saatlerinde kurutmaya bırakılıyor.
Kurutma çalışmalarında kadın, erkek, genç ve yaşlı üreticiler birlikte çalışıyor. Küreklerle brandalara yayılan çeltikler, nem oranının düşürülmesi amacıyla tırmıklarla düzenli olarak karıştırılıyor.
ÇELTİĞİN NEMİ DÜŞÜRÜLÜYOR
Gün boyunca güneşte bekletilen çeltikler kurudukça toplanarak traktörlere yükleniyor. Kuruması tamamlanmayan ürünler ise akşam saatlerinde yeniden brandalarla örtülüyor ve ertesi gün tekrar güneşe seriliyor.
Üretici Ahmet Kocabaş, 77 yaşında olduğunu ve çocukluğundan bu yana çeltik üretimiyle uğraştığını belirterek geçmişte yapılan tarım çalışmalarının bugüne göre çok daha zahmetli olduğunu anlattı.
Kocabaş, farklı illerde de çeltik yetiştirdiğini belirterek, "Çankırı'da ve Çorum'da da çeltik ekimi yaptım. Çok küçük yaşta başladım çeltik ekimine. Eskiden öküz ve sabanlarla ekerdik. Akaç tabanları ile tarlaları düzeltirdik. Güz olunca elimizle biçerdik. Harmana götürür patozla daneyi sapından ayırırdık. Şu an çok kolay pirinç yetiştirmek" dedi.
Tosya'da geçimlerinin büyük bölümünün çeltik üretimine dayandığını ifade eden Kocabaş, "Bu sene hasat başladı. Bunlar şimdi harmanda kurutulup fabrikaya verilecek" diye konuştu.
TOSYA PİRİNCİNİN LEZZETİNDE SU ETKİSİ
Tosya pirincinin lezzetinde bölgedeki su kaynaklarının önemli rol oynadığını dile getiren Kocabaş, "Buranın suyu soğuktur. Bu soğuk su pirince ayrı bir lezzet katıyor. Başka yerden su karışmıyor, tertemiz olduğu için pirinci de ayrı bir lezzete sahip" ifadelerini kullandı.
Ortalıca köyü muhtarı ve çeltik üreticisi Salih Uysal da hasat sonrası çeltiklerin harman alanlarında kurutulduğunu söyledi.
Uysal, geleneksel kurutma yönteminin halen sürdürüldüğünü belirterek, "Kurutmaya eski yöntemlerle hala devam ediyoruz. Çadırlara serip tırmıklarla karıştırarak çeltiğin nem oranını düşürmeye çalışıyoruz. Çeltiğin pirince dönüşmesi için nem oranının 16'ya kadar düşmesi lazım. O yüzden sık sık karıştırarak kurutuyoruz" dedi.
BU YIL VERİM DÜŞÜK
Geç ekim ve havaların erken soğumasının bu yıl üretimi etkilediğini belirten Uysal, köyde coğrafi işaretli Sarıkılçık çeşidinin de yetiştirildiğini söyledi.
Uysal, "Bu sene köyümüzde coğrafi işaretli Sarıkılçık da ektik. Sarıkılçık'ın randımanı gayet iyi. Köyümüzde de yaklaşık 2 bin dekar alanda çeltik ekiliyor" diye konuştu.
LEZZETİN KAYNAĞI ILGAZ’DAN GELEN SU
Tosya çeltiğinin kendine özgü lezzetinde Ilgaz Dağı'ndan gelen suların belirleyici olduğunu ifade eden Uysal, "Tosya'nın çeltiğinin lezzetli olmasının birinci nedeni su. Suya hiçbir yerden atık karışmıyor. Su çok temiz olduğu için Tosya pirincinin lezzetini o oluşturuyor. Ilgaz Dağı'nın suları Devrez vadisindeki arazileri suluyor. Tosya pirincinin lezzeti de buradan geliyor" ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 40 yıldır çeltik üretimi yaptığını belirten Muammer Terzi ise üretimin her aşamasında kadın emeğinin önemli olduğunu söyledi.
Terzi, "Çeltikte kadın emeği çok fazla. Ekerken otunu alıp tarlayı temizliyoruz. Biçimden sonra harmanda serip, kurutmak için tırmıkla üzerinden geçiyoruz. Kurtutuktan sonra fabrikaya götürüyoruz" bilgisini paylaştı.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.