İstanbul'un Beykoz ilçesinde onlarca yıldır aynı evlerde yaşayan vatandaşlar, Osmanlı dönemine uzanan bir mülkiyet anlaşmazlığıyla karşı karşıya kaldı. Torun Sokak'ta bulunan 11 binada yaşayan yaklaşık 200 kişi, yıllardır tapularını alabilmek için mücadele ederken oturdukları arazilerin başka bir aile adına tescil edildiğini öğrendi.
Mahalle sakinlerinin iddiasına göre, yaklaşık yarım asırdır yaşadıkları bölgedeki mülkiyet sorunu, Osmanlı döneminden kalan tapulara dayanan mirasçıların açtığı davalar sonucunda bambaşka bir boyuta taşındı.
50 YILDIR YAŞADIKLARI EVLERİN SAHİBİ DEĞİŞTİ
Bölgede yaşayan vatandaşların önemli bir bölümü, evlerini 1970'li yıllardan itibaren kendi imkânlarıyla inşa etti. Beykoz'da geçmişte faaliyet gösteren büyük fabrikaların yarattığı istihdam nedeniyle bölgeye yerleşen aileler, zaman içerisinde burada yaşamlarını kurdu.
Ancak aradan geçen onlarca yıla rağmen mahalle sakinleri oturdukları taşınmazların tapularını alamadı.
Belediyeye defalarca başvurduklarını belirten vatandaşlar, kendilerine tapuların ilerleyen süreçte verileceğinin söylendiğini, ancak bekleyişlerinin sonuçsuz kaldığını ifade etti.
Mahalle sakinlerinden biri yaşadıkları duruma şu sözlerle tepki gösterdi:
"1976'dan beri buradayım ben. 1976'dan beri sen neredesin? 40 senedir biz buraya ev yaparken, alırken neredelerdi de şimdi geldiler, bu yerlerin sahibi oldular?"
OSMANLI TAPULARI MAHKEME KARARIYLA GEÇERLİ HALE GELDİ
Bölgedeki mülkiyet anlaşmazlığının geçmişi onlarca yıl öncesine dayanıyor.
Haberde aktarılan bilgilere göre, söz konusu arsalar 1960 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyetindeydi. 1980 yılında Osmanlı döneminden gelen haklara dayanan bir aile tarafından mülkiyet davası açıldı. Ancak bu süreçte tescil işlemi tamamlanamadı.
Araziler daha sonra yapılan düzenlemeyle Beykoz Belediyesi'ne geçti.
2009 yılında Osmanlı dönemindeki hak sahiplerinin mirasçıları yeniden dava açtı. Yıllarca süren hukuk mücadelesinin ardından 2018 yılında karar kesinleşti ve taşınmazlar mirasçı aile adına tescil edildi.
Böylece yaklaşık 50 hanenin bulunduğu arazilerin mülkiyeti, bölgede uzun yıllardır yaşayan vatandaşlar yerine Osmanlı döneminden gelen mülkiyet haklarına dayanan mirasçılara geçmiş oldu.
GERÇEĞİ İMAR AFFI SIRASINDA ÖĞRENDİLER
Mahalle sakinleri, yaşadıkları arazilerin başka kişiler adına tescil edildiğini 2018 yılında imar affından yararlanmak için başvuruda bulundukları süreçte öğrendiklerini belirtti.
Vatandaşlardan biri, Osmanlı tapularının günümüz tapu kayıtlarına dönüştürüldüğünü öğrendiklerinde hukuki mücadele başlattıklarını söyledi.
Mahalle sakini, "2018 yılında imar affından yararlanmaya çalıştığımız dönemde bu Osmanlı tapusunun Türkiye Cumhuriyeti tapusuna dönüştürüldüğü haberini aldık. Hemen karşı dava açtık" ifadelerini kullandı.
Bölgede uzun yıllardır yaşayan vatandaşlar, 50-60 yıllık fiilî kullanımlarının ve ileri sürdükleri zilyetlik haklarının neden dikkate alınmadığını sorguluyor.
ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURDULAR
Mahalle sakinleri, mülkiyet kararına karşı hukuki mücadelelerini sürdürdüklerini ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurularda bulunduklarını açıkladı.
Yıllardır yaşadıkları evlere bütün birikimlerini yatırdıklarını belirten vatandaşlar, bölgeden ayrılmak zorunda kalmaları halinde gidebilecekleri başka bir yerlerinin bulunmadığını dile getirdi.
Bir mahalle sakini, "Buralar değerlenince burası bizim diyorlar. O zamana kadar neredeydiniz?" sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.
Başka bir mahalle sakini ise insanların bütün birikimlerini bu evlere harcadığını ve artık başka bir seçeneklerinin kalmadığını söyledi.
"DÖRT YETİMİ BURADA BÜYÜTTÜM, NEREYE GİDECEĞİM?"
Mülkiyet anlaşmazlığının ortasında kalan mahalle sakinlerinin en büyük korkusu ise yıllardır yaşadıkları evlerinden ayrılmak zorunda kalmak.
Bölgede uzun yıllardır yaşayan bir kadın, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı:
"Yıllardan beri burada oturuyoruz. Benim eşim de yok. Nereye gideceğim ben?"
Bir başka mahalle sakini ise bütün hayatının bu evde geçtiğini belirterek, "Çocuklarım burada doğdu, büyüdü, evlendi. Dört tane yetimi burada büyüttüm ben. Benim başka gidecek bir yerim yok" dedi.
BELEDİYE DEVREYE GİRDİ: MAHALLENİN GELECEĞİ BELİRSİZ
Osmanlı döneminden gelen mülkiyet haklarına dayanan mirasçılar ile mahalle sakinleri arasındaki anlaşmazlığın çözümü için Beykoz Belediyesi'nin arabuluculuk girişiminde bulunduğu belirtildi.
Mahalle sakinleri, mülkiyet sahipleriyle karşılıklı anlaşmaya açık olduklarını ve evlerinden ayrılmak zorunda kalmadan bir çözüm bulunmasını istediklerini dile getirdi.
Vatandaşlardan biri, "Biz uzlaşmaya gitmek istiyoruz. Karşılıklı bir çözüm üretilsin istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Ancak taraflar arasında henüz kesin bir uzlaşma sağlandığına ilişkin bilgi bulunmuyor.
Osmanlı döneminden kalan tapuların yıllar sonra yeniden gündeme gelmesiyle başlayan mülkiyet tartışmasında, Beykoz'daki 50 hanenin ve yaklaşık 200 mahalle sakininin geleceği belirsizliğini koruyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.