Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun fethi kabir işlemi sonrası hazırlanan rapor ortaya çıktı. Kozinoğlu'nun saç ve tırnak örneklerinde yüksek oranda toksik madde tespit edildi. Ergenekon soruşturması nedeniyle tutukluyken Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili soruşturma sürüyor.
12 Eylül'de Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir işlemi yapılmıştı. Kozinoğlu'nun mezarı üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde açılmış; kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekler alınmıştı. Uzmanlar cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediğini 1,5 aylık sürede araştırdı ve Kozinoğlu'nun fethi kabir işlemi sonrası hazırlanan otopsi ve laboratuvar raporuna ulaşıldı.
MERAKLA BEKLENEN SONUÇLAR TRT Haber'in aktardığına göre Kozinoğlu'nun mezarındana alınan numuneler Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından incelendi. Hazırlanan laboratuvar ve otopsi raporunda dikkat çeken bulgular ortaya çıktı. Mezar toprağında yapılan analizlerde herhangi bir zehirli maddeye ratlanmadı ancak Kozinoğlu’nun saç ve tırnak örneklerinde yüksek oranda toksik madde bulundu.
Bu tespit, eski MİT görevlisinin zehirlenerek öldürülmüş olabileceği yönündeki suikast şüphelerini kuvvetlendirdi. SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLER Kaşif Kozinoğlu eski bordo bereli subay ve MİT mensubuydu. Bosna-Hersek, Afganistan'da uzun süreli görev yapan Kozinoğlu, Afganistan’dan Türkiye'ye dönünce 2011'de tutuklandı.
Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de cezaevinde spor sonrası kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Kozinoğlu'nun mahkemeye çıkmasına 13 gün olduğu dikkat çekmişti. Kozinoğlu ailesi, "Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın." diyerek itiraz etti ancak açılan soruşturma bir yıl sonra kapandı.
KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜMÜNDE FETÖ İDDİASI İddiaya göre, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiği sırada yardım istiyor ancak gardiyan Ferhat Veysi Gül bu sesin duyulmasını engellemek için radyonun sesini açıyor. Daha sonra Gül'ün FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz'dan sonra yurt dışına kaçtığı ortaya çıkıyor. Bu iddialar ve eski soruşturmaların gündeme gelmesi üzerine dosya yeniden açıldı.
FETÖ ile ilgili çok önemli bilgilere sahip olan Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği öne sürülüyor. KOĞUŞ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKMIŞTI Geçen aylarda Kozinoğlu'nun fenalaşıp hastaneye kaldırıldığı gün, koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un cezaevindeki görüntüleri de ortaya çıkmıştı. O gün ortak yaşam alanında ışıkların neden 14 dakika kapalı kaldığı, Yıldırım'ın Kozinoğlu'nun odasından çıkarken elinde tuttuğu beyaz nesnenin ne olduğu inceleniyor.
Görüntülerde Hasan Atilla Uğur'un Kozinoğlu'nun koğuşuna girdiği de yer alıyor; yıkadığı kahve bardağının Kaşif Kozinoğlu’na ait olduğu iddiaları da mercek altına alındı. GÖZALTINA ALINMIŞLARDI Bu gelişmelerin ardından Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur ile o dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren, sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen savcı Ali İşgören ve o dönem cezaevi savcısı olarak görev yapan, yine darbe girişiminden sonra FETÖ'den ihraç edilen Necip Doğan gözaltına alınmıştı. Yıldırım ve Uğur hakkında bu sabah saatlerinde yaş ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi kararı verildi.
Mahkeme eski savcılar Ali İşgören ile Necip Doğan hakkında ise tutuklama kararı verdi. KOĞUŞ ARKADAŞI DİLEKÇE YAZIP KOZİNOĞLU'NUN YAŞAMINI YİTİRDİĞİ GÜNÜ ANLATMIŞTI O dönem Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, koğuş arkadaşı Kozinoğlu'nun öldüğü günü duruşmaya dilekçe yollayarak anlatmıştı. Bir diğer koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un sağlık durumuna ilişkin de bilgiler veren Yıldırım, şunları paylaşmıştı: "Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için sabah saat 06.30'a kadar koğuşta nöbet tuttu.
Atilla'yı kalp krizinden kaybedebiliriz diye düşünüyorduk. Kaşif, o gün 15.45'te uyandı. Avluda beraber 16.15'ten itibaren yürüdük.
Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı.
Kozinoğlu, ağrısı olunca saat 18.15'te Atilla'nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif'in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı.
Tansiyonu 12.7/20.5 olarak ölçüldü ve 18.17'de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi.
Fakat görevli memurlarca, sedyeyle merdivenlerden indirilerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı. Daha sonra öğrendiğimize göre, mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil, yaklaşık 18.50'de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götürüldü ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu.
Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilip TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi'ne varıldığı zaman 19.15'te vefat etmişti." Yıldırım, dilekçesinde, “Kozinoğlu'nun ilk ağrısının gelmesinden bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını” da iddia etmişti.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.