İsrail meclis seçimlerinde oy verme işlemi gergin bir atmosferde devam ediyor. İsrail muhalefeti, aşırı sağcı grupların seçmenlerin oy kullanmasını engellemek için girişimlerde bulunduğunu belirtti. Netanyahu'nun koalisyon ortağı ve İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail Başbakanı'nın hakkındaki yolsuzluk soruşturmasından kurtulmak için Eisenkot ile yeni bir iktidar koalisyonu kurma konusunda anlaştığını öne sürdü.
kaynak olarak ekleyin
İsrail Merkezi Seçim Komitesinden yapılan açıklamada, seçimlere katılım oranının yüksek olduğu belirtildi. Yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemine saat 10.00'a kadar kayıtlı seçmenlerin yüzde 16,68'inin katıldığı aktarıldı. Yaklaşık 1,2 milyon kişi oy kullanma işlemini tamamlarken, 2022 seçimlerinde ilk 2 saatteki katılımın yüzde 15,9 olduğu hatırlatıldı. Seçimlere katılım oranının 1981'den beri en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, seçimlere yüksek katılımın İsrail vatandaşı Filistinliler ile sol kesimin çoğunlukta olduğu yerlerde öne çıktığını belirtti. Anketlerde seçim barajını aşamayan partilerin seçimde de aşamayacağını savunan Smotrich, halka seçim barajını aşması kesin olan partilere oy verme çağrısı yaptı.
Netanyahu, seçim sabahı yeni bir kampanya videosu yayınladı. Batı Şeria'daki bir İsrail yerleşiminde çektiği kampanya videosunda Netanyahu, rakibi Gadi Eisenkot'un iktidara gelebilmek için Filistin asıllı siyasetçi Mansur Abbas ve Arap partilerinin, Filistin Devleti kurulması gerektiğini söyleyen Yair Golan'ın ve "bölgeye Ürdün ordusunun girmesine izin verilmesi gerektiğini" belirten Lieberman'ın desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtti.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, seçim sabahı Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD yönetimine, kendisini dışlayarak muhalefet lideri Gadi Eisenkot ile hükümet kurma sözü verdiğini iddia etti.
Bakan Ben-Gvir, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, Israel Hayom gazetesinin konuya ilişkin haberini paylaştı.
Ben-Gvir, "Başbakan Netanyahu, ABD hükümetine seçimlerden sonra Ben-Gvir olmadan Eisenkot ile birlik hükümeti kurma sözü verdi." ifadesini kullandı.
Aşırı sağcı bakan Ben-Gvir, Netanyahu'nun "kellesini kurtarmak için Eisenkot ile anlaşmaya vardığını" iddia etti. İsrailli Bakan, Netanyahu'nun seçim sonrası kendisini dışlayarak Eisenkot ile bir hükümet kurulması karşılığında yolsuzluk davasından affedilme konusunda anlaştığını ileri sürdü.
İsrailli aşırı sağcı bakan, "hükümette güçlü bir Ben-Gvir görmek için" seçmenlerine sandığa gitme çağrısı yaptı.
Aşırı sağcı Amcha Yisrael partisi, birçok sandık merkezinde kendisine verilen oy pusulalarının imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbarların ardından Merkezi Seçim Komitesi ile temasa geçtiğini açıkladı. Parti, bir sandık merkezinde Amcha Yisrael'e verilen tüm oyların bir seçmen tarafından imha edilmeye çalışıldığını öne sürdü.
Arap toplumlarındaki yerel konsey başkanları ve parti temsilcileri, birçok sandık merkezinde Arapça oy pusulalarının tükendiğini bildirdi. Merkezi Seçim Komitesi, sorunun farkında olduğunu ve çözüm için çalıştığını açıkladı.
Öte yandan çeşitli sandık merkezlerinde aksamalar yaşandığı bildirildi. Son saatlerde dindar Siyonist grupların üyeleri ile radikal yerleşimci grup "Tepedeki Gençlik" olarak bilinen gençler, birçok Arap toplumunda ve sandık merkezlerinin yakınında görüldü.
Şu ana kadar bu kişilerin varlığıyla bağlantılı herhangi bir çatışma ya da olağan dışı olay bildirilmedi.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin oluşturduğu Ortak Liste'nin lideri Yusuf Cebbarin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin "siyasi tarihin çöplüğüne gitmesini" hedeflediklerini söyledi.
Umm el-Fehm'de bir okulda oyunu kullanan Cebbarin, gazetecilere yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarının hayırlı olması ve değişim getirmesi temennisinde bulundu.
İyimser olduklarını belirten Cebbarin, halka oy kullanma çağrısı yaptı.
Cebbarin, "Hedefimiz açık, yarından itibaren Netanyahu, Ben-Gvir ve Smotrich hükümetinin siyasi tarihin çöplüğüne atılmasıdır." diye konuştu.
"Yüz binlerce kişinin sandık başına gitmesine ihtiyacımız var." diyen Cebbarin, günün sonunda mutluluk getiren haberler duymak istediklerini dile getirdi.
"NETANYAHU HÜKÜMETİNİ GÖNDERMENİN BİZİM ELİMİZDE OLDUĞUNU BİLİYORUZ"
Cebbarin, oy kullandıktan sonra AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün İsrail'deki arap toplumu için tarihi bir gün olabilir." dedi.
Seçimlere ilişkin Cebbarin, "Netanyahu, Ben-Gvir ve Smotrich'in eli kanlı aşırı sağcı hükümetini göndermenin bizim elimizde olduğunu biliyoruz. İyimseriz ve bunu yapmanın bizim elimizde olduğunu biliyoruz." şeklinde konuştu.
Cebbarin, "En yüksek sonuçları elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız." ifadelerini kullandı.
Mecliste Netanyahu'ya karşı çoğunluğu sağlayabileceklerini söyleyen Cebbarin, bu şekilde Netanyahu'nun yeniden sağcı bir hükümet kurmasının önüne geçebileceklerini aktardı.
Haredi Kamu Partisi, aktivistlerinin saldırıya uğradığını ve sandık merkezlerinin önüne kurulan kampanya stantlarının tahrip edildiğini duyurdu. Partiye göre olaylar, aşırı Ortodoks nüfusun yoğun olduğu Bnei Brak, Beit Shemesh ve Beitar Illit kentlerinde meydana geldi. Parti, konuyla ilgili polise suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
İsrail ordusunda 41 yıl görev yapan Fas kökenli eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırıma varan saldırılarını başlattığı dönemde kurulan "Savaş Kabinesinde" yer alsa da bugünkü seçimlerde Başbakan Binyamin Netanyahu'yu iktidardan etmeyi hedefliyor. Seçimlere katıldığı Yeshar Partisi'ni 2025'te kuran ve "değişim hükümeti" vadeden 66 yaşındaki Eisenkot, seçimlerde İsrail'de farklı dönemlerde 17 yıl başbakanlık yapan Netanyahu'nun en dişli rakibi olarak görülüyor.
1960'ta Taberiye kentinde Fas kökenli Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Eisenkot, İsrail'in güneyindeki Eilat kentinde büyüdü. Babası Fas'ın Marakeş, annesi ise Kazablanka kentinden olan Eisenkot, 1978'de İsrail ordusunun Golani Tugayı'na katıldı. Askerlik kariyerine 13. Piyade Taburunda başlayan Eisenkot, daha sonra tugay komutanlığı görevine geldi.
Askeri hayatı boyunca iki başbakanın askeri sekreterliğini yapan Eisenkot, 2. İntifada sırasında işgal altındaki Batı Şeria Tümen Komutanı olarak görev yaptı. İsrail ordusunun Operasyonlar Dairesi Başkanlığı, Kuzey Bölge Komutanlığı ve Genelkurmay Başkan Yardımcılığı görevlerinde de bulunan Eisenkot, 2015'te Genelkurmay Başkanı oldu ve 2019'a kadar bu görevde kaldı.
DAHİYE DOKTRİNİ'NİN FİKİR BABASI
Eisenkot, Lübnan'da Hizbullah'a karşı orantısız askeri güç kullanılmasını öngören "Dahiye Doktrini" ile anılıyor. Yashar Partisi'nin internet sitesine göre Eisenkot, Dahiye Doktrini'ni 2006'da Lübnan Savaşı sırasında Kuzey Bölge Komutanlığı ve Operasyonlar Dairesi Başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde inşa etti.
İsrail'in çıkarları için hedef gözetmeksizin saldırı" anlamına gelen Dahiye Doktrini, Hizbullah ile çatışmalarda doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçilerek altyapıya yönelik askeri güç kullanımının genişletilmesini esas alıyor. Eisenkot, Genelkurmay Başkanlığı döneminde İsrail ordusunun kara, hava, deniz, istihbarat ve siber kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan çok yıllı "Gideon Planı"nın uygulanmasını yürüttü.
SİYASİ YAŞAMI
Ordudan emekli olduktan sonra İsrail'in ilk Başbakanı "David Ben-Gurion'un mirasını koruma ve Negev bölgesini geliştirme alanında faaliyet gösteren" David Ben-Gurion Miras Enstitüsü'nün başkanlığını üstlenen Eisenkot, özel sektörde de çeşitli görevlerde bulundu. Eisenkot, 2022'de 25. dönem İsrail Meclisi'ne girdi.
Meclis Dışişleri ve Güvenlik Komitesi üyesi Eisenkot, Ağustos 2023'te hükümetin politikaları ve toplumdaki derin bölünme nedeniyle İsrail'in caydırıcılığının ve bölgesel konumunun zayıfladığı uyarısında bulundu. Eisenkot, 7 Ekim 2023'ün ardından İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlilere yönelik yürüttüğü soykırımın yönetimine katılmak üzere bakan sıfatıyla İsrail Savaş Kabinesi'nde yer aldı.
OĞLU VE YEĞENLERİ ÇATIŞMALARDA ÖLDÜ
İsrailli eski asker, "İsrailli esirlerin geri getirilmesi, Hamas ve Hizbullah'ın ortadan kaldırılması" gibi İsrail saldırılarının hedeflerinin belirlenmesinde rol aldı. Eisenkot'un oğlu Gal, 7 Aralık 2023'te Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya'da Filistinli gruplarla yaşanan çatışmalarda öldü. Yeğenleri de Yogev Bazi ve Maor Cohen-Eisenkot da Gazze Şeridi'ndeki çatışmalarda öldürüldü.
YASHAR PARTİSİ
Eisenkot, 2025'te Netanyahu'ya karşı başbakanlık yarışına girmek amacıyla Yashar Partisi'ni kurdu. Kendisini iktidara alternatif olarak sunan Yashar, "Bağımsızlık Bildirgesi'nin ruhu" olarak nitelendirdiği ilkeler doğrultusunda İsrail'i "demokratik, güvenli ve güçlü bir Yahudi devleti olarak korumayı" amaçlıyor.
Kendisini "değişim adayı" olarak sunan Eisenkot'un geçmişinde İsrail ordusunun kontrolü ve Gazze'deki soykırım sırasında Savaş Kabinesi üyeliği öne çıkıyor. Eisenkot ile Netanyahu arasındaki seçim yarışı hükümetin başına kimin geçeceği üzerinde yoğunlaşırken, Yashar Partisi'nin yayımladığı öz geçmişindeki açıklamalarda İsrail'in Filistinlilere yönelik askeri yaklaşımında köklü bir değişikliğe işaret eden bir tutum bulunmuyor.
Muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi lideri ve eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, halka çağrıda bulunarak, "Oy verin, Netanyahu dönemine ve Haredilerin (Ultra Ortodoks Yahudiler) yönetimine son verelim." ifadelerini kullandı.
Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot da X hesabından, "Değişimi gerçekleştirmek ve Netanyahu'yu değiştirmek için tek bir yol var, o da Yashar'ın yolu." açıklamasında bulundu.
Eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot, partisinin İsrail'in en büyük partisi olması gerektiğini belirtti.
İsrailli muhalif milletvekili Gilad Kariv, X hesabından, "Son dört yıldır sürdürdüğümüz mücadeleyi bugün sandığa taşıyoruz." paylaşımını yaptı.
Kariv, değişime işaret ederek, bugünün "4 yıllık bir umut döneminin başlangıcı" olduğunu aktardı.
Seçmenlere seslenen Kariv, "Önümüzdeki saatlerde Netanyahu ve yandaşları, yalanlar ve yanıltıcı iddialar yayarak seçimleri baltalamak amacıyla sizi sahte haberler ve mesajlara boğacak." değerlendirmesinde bulundu.
Kariv, seçmenlerin sandığa yoğun katılım göstermesi gerektiğini vurguladı.
Haaretz'in edindiği bilgilere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud, seçim günü İsrailli Arap seçmenleri kayıt altına almak üzere görevliler görevlendirecek ve bu görüntüleri seçimin hileli olduğu yönündeki komplo teorisine sözde kanıt olarak kullanacak.
Likud, son birkaç hafta içinde Arap seçmenleri "gözlemlemek" için resmi olmayan ekipler kurdu ve buna seçim sahtekarlığını gerekçe gösterdi. Bu ekipler, Arap mahallelerindeki sandık merkezlerinin dışında durarak seçmenleri kayıt altına almak ve parti merkezine gerçek zamanlı bilgi aktarmakla görevlendirildi.
Likud yetkilileri aynı zamanda partinin büyük kayıp yaşaması halinde seçim sonrası seçmen sahtekarlığına odaklanan bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor.
Aşırı Ortodoks Şas Partisi lideri Arye Dery, Kudüs'teki bir sandık merkezinde oyunu kullandıktan sonra Arap seçmenler arasında katılımın özellikle yüksek olmasının beklendiğine dikkat çekti.
Dery, yurt dışından da on binlerce İsraillinin "hükümeti devirmek ve Tevrat'a zarar vermek" amacıyla oy kullanmaya geldiğini iddia etti.
Seçmenleri sandığa gitmeye çağıran Dery, durumun "Yahudilik için gerçek bir tehlike" oluşturduğu uyarısında bulundu.
İsrail'de seçimlere bir gün kala Başbakan Binyamin Netanyahu ile Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında yaşanan gerilim seçim günü zirveye çıktı. İsrail ordusunun üst düzey yetkilileri, Netanyahu'nun ofisini Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'i itibarsızlaştırmaya yönelik bir kampanya yürütmekle suçladı.
Yetkililer, seçim öncesinde İran'a olası bir saldırı konusunda ikili arasında anlaşmazlık yaşandığına dair haberlerin, ordunun üst yönetimini Tahran'a karşı askeri eylemleri engelleyen taraf gibi göstermeyi amaçlayan siyasi bir çabanın parçası olduğunu belirtti.
Haaretz'in haberine göre söz konusu suçlama, Netanyahu yönetiminin seçim atmosferinde orduyla yaşanan gerilimi siyasi amaçlarla kullandığına işaret ediyor. Gazeteye konuşan askeri kaynaklar, söz konusu haberlerin kamuoyu algısını şekillendirmeye dönük bir hamle olduğunu savundu.
Öte yandan N12 gazetesi, Netanyahu seçimden zaferle çıkması durumunda Zamir'in görevden alınacağını iddia etti. Böyle bir durumda, Zamir'in görevine devam etme olasılığının neredeyse sıfır olduğu kaydedildi.
İsrail'de seçim yarışının başa baş geçmesi, yurt dışında yaşayan on binlerce İsrailliyi oy kullanmak için ülkeye dönmeye yöneltti.
CNBC'de yer alan habere göre yaklaşık 80 bin İsrailli, seçimlerde oy kullanabilmek için uçakla İsrail dönecek.
Tel Aviv Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Yael Shomer, seçmenlerin ülkeye dönmesinin sonuçları etkileyebileceğini belirterek, “Büyük bir kitle olmasa da, evlerine dönüp oy kullanmaya katılabilecek 80.000 kişi, çok çekişmeli geçen bir seçimin nihai sonucunda büyük bir fark yaratabilir” dedi.
Seçim öncesi kamuoyu yoklamaları, yarışın oldukça çekişmeli geçeceğini gösterirken güvenlik politikaları seçim gündeminin merkezine taşındı. Öte yandan Haredilerin askerlikten muaf tutulması da tartışmaları derinleştirdi.
İsrail Merkez Seçim Komitesi’ne göre, 2022’deki genel seçimlerde katılım oranı yüzde 70’in biraz üzerinde kalmıştı. Kamuoyu araştırmacıları, bu seçimde katılımın yüzde 87’ye ulaşabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.
Sandığa gidecek sayısına ilişkin değerlendirmede bulunan Shomer, “Bu seçim gerçekten de geleceğimizi nasıl gördüğümüzle ilgili, seçmen katılımı çok yüksek olacak.” dedi.
Yurt dışında yaşayan İsraillilerin ülkeye dönerek oy kullanmasını kolaylaştırmak amacıyla Fly & Vote adlı bir kuruluş oluşturuldu. Kuruluş, 2023’te Likud’un yargı reformu girişimlerini durdurmak amacıyla kurulan ABD merkezli Amerika-İsrail Demokrasi Koalisyonu tarafından hayata geçirildi.
İsrail yasalarına göre, yurt dışında yaşayan İsrail vatandaşlarının oy kullanabilmek için ülkeye gelmesi gerekiyor. Diplomatlar ve devlet temsilcileri ise bu kuralın dışında tutuluyor.
İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları dahil 850 merkezde görev yapan askerler ve komutanlar için oy verme işlemi 20 Ekim’de başlamıştı.
2022’de yapılan son genel seçimlerde katılım oranı yüzde 70,63 olarak kaydedilmişti.
İsrail vatandaşlığına sahip yaklaşık 1,2 milyon Filistinli de seçimlerde oy kullanma hakkına sahip. Bu sayı, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 21’ini oluşturuyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan, sayıları 750 bini aşan İsrailli yerleşimciler de seçimlerde oy kullanabilecek.
Buna karşılık Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 6 milyon Filistinli, İsrail hükümetinin politikalarından doğrudan etkilenmelerine rağmen İsrail vatandaşı olmadıkları için seçimlerde oy kullanamıyor.
Seçimlerde 30’dan fazla parti ve liste, 120 sandalyeli İsrail Meclisi’ne girebilmek için yarışıyor. Partilerin milletvekili çıkarabilmesi için yüzde 3,25’lik seçim barajını aşması gerekiyor. Son anketler, 11 ila 12 partinin barajı geçebileceğine işaret ediyor.
İsrail basını, seçimlerde ülke genelinde binlerce polisin görev yapacağını bildirdi. Yarışın, Başbakan Binyamin Netanyahu ile eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot arasında başa baş geçmesi bekleniyor.
İsrail genelinde 7,3 milyon seçmen, yerel saatle 07.00’de (TSİ 08.00) oy verme işlemine başladı. Seçmenler, 12 bin 18 seçim istasyonunda kurulan 18 bin sandıkta oy kullanacak. Sandıklar yerel saatle 22.00’de (TSİ 23.00) kapanacak.
Sandıkların kapanmasının ardından çıkış anketlerinin açıklanması bekleniyor. İtirazların değerlendirilmesinin ardından kesin sonuçların en geç sekiz gün içinde duyurulması gerekiyor.
İsrail’de seçmenler, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin dört yıllık iktidarının ardından genel seçimler için sandık başına gidiyor. Ülkede 1988’den bu yana ilk kez zamanında yapılacak seçimlerde, İsrail Meclisinin 26. döneminde görev yapacak milletvekilleri belirlenecek.
Gazze Şeridi’nde büyük yıkıma yol açan ve soykırım suçlamalarıyla yargılanan İsrail ordusunun saldırılarının yanı sıra Lübnan’ın güneyindeki işgal ve ABD ile birlikte İran’a karşı başlatılan savaşın ardından yapılan seçimler, ülkenin siyasi geleceği açısından önem taşıyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.