1996 yılında Arizona'da görev yapan 70 yaşındaki mühendislik profesörü Stuart Hornik, erozyon nedeniyle derin kanallara dönüşen bir vadiyi yeniden canlandırmak için sıra dışı bir yöntem denedi.
Çöpe atılan yaklaşık bin 500 lastiği kullanarak bir baraj inşa etti. Amacı, yağmur sularının hızla akıp gitmesini önleyerek toprağın suyu emmesini sağlamaktı.
Arizona'nın bazı bölgelerinde aşırı otlatma ve bitki örtüsünün azalması, yağmur sularının toprağı aşındırmasına yol açtı. Zamanla küçük akarsular derin ve geniş kanallara dönüştü. Hızla akan sular, toprağın verimli üst tabakasını da beraberinde götürdü.
Hornik, bu sorunu çözmek için suyun önünü tamamen kesmek yerine akışını yavaşlatmayı hedefledi. Tucson yakınlarındaki Broly Wash vadisinde kurduğu barajda hurda lastikleri çakıl ve plastik bağlarla bir araya getirdi. Yapı, suyun geçmesine izin verirken taşıdığı tortunun birikmesini sağlayacak şekilde tasarlandı.
Hurda lastiklerle kurduğu barajın maliyeti düşük kaldı
1996 yılında inşa edilen baraj yaklaşık 14 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve 1,8 metre yüksekliğindeydi. Yapımında yaklaşık bin 500 hurda lastik kullanıldı.
Projenin maliyeti yaklaşık 6 bin dolar olarak hesaplandı. Benzer bir beton yapının ise yaklaşık 70 bin dolara mal olacağı tahmin ediliyordu.
Barajın ardından suyun taşıdığı tortular yapının arkasında birikmeye başladı. Böylece daha önce çıplak olan zeminde bitkiler yetişti, otlayan hayvanlar bölgeye geri döndü. Bu gelişme, su akışını yavaşlatmanın toprağın ve bitki örtüsünün yeniden oluşmasına katkı sağlayabileceğini gösterdi.
Ancak projenin uzun vadeli etkilerini bağımsız biçimde değerlendiren araştırmaların sınırlı olması, sonuçların dikkatle ele alınmasını gerektiriyor.
Bilimsel araştırmalar kaya yapılarının etkisini ortaya koydu
Daha sonraki araştırmalar, kurak bölgelerde akarsu yataklarına yerleştirilen küçük kaya setlerinin de benzer sonuçlar sağlayabileceğini gösterdi. Bu yapılar, sel sularının hızını düşürerek suyun toprağa sızmasına yardımcı olabiliyor. Böylece yeraltı su seviyeleri yükselebiliyor ve bitki örtüsünün gelişmesi için daha elverişli koşullar oluşabiliyor.
Arizona'da yürütülen bazı restorasyon çalışmalarında, küçük taş yapılarının bulunduğu alanlarda bitki örtüsünün genişlediği ve doğal yaşamın canlandığı gözlemlendi. Bununla birlikte, bitki örtüsünün geri dönmesi her zaman bölgeye özgü türlerin yeniden yetiştiği anlamına gelmiyor. Yerli bitkilerin korunması için ek çalışmalar gerekebiliyor.
Hurda lastik yöntemi tartışmalı kaldı
Hornik'in projesi, düşük maliyetli malzemelerle erozyonun etkilerini azaltmanın mümkün olabileceğini gösteren sıra dışı bir örnek oldu. Ancak lastiklerin çevresel etkileri, yöntemin yaygınlaşmasının önündeki önemli soru işaretlerinden biri olarak kaldı.
Lastiklerde bulunan bazı kimyasalların su ortamlarına karışabilmesi, özellikle suyla sürekli temas eden yapılar açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle hurda lastiklerle yapılan uygulamaların çevresel etkileri, kullanım koşulları dikkate alınarak değerlendirilmek zorunda.
Hornik'in deneyi, tek başına bir ekosistemi eski haline getirmeye yetmese de temel bir noktaya dikkat çekti: Suyun akışını yavaşlatmak ve toprağa sızması için zaman tanımak, kurak bölgelerde doğanın yeniden canlanmasına yardımcı olabiliyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.