Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
18 Ekim 2026, Pazar
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Gündem (Ulusal)

İronik bir polemik

Bolluğu nedeniyle fiyatının 35 liraya kadar düşmesi üzerine yapılan "Palamut avlanmaya ara verilsin" çağrısı, "İnsanların erişilebilir fiyatla balık yemesine neden engel olmak istiyorsunuz?" şeklinde büyük tepki çekti. Peki, kıyı uzunluğu 8 bin kilometreyi aşan Türkiye’de balıkçılık ne durumda? İşte rekor kıran palamut rekoltesi ve Türkiye'nin güncel su ürünleri tablosu

Güncelleme: 6 dk okuma 0
İronik bir polemik
Haberler Keşfet Türkiye'nin balık raporu ne söylüyor?

Bolluğu nedeniyle fiyatının 35 liraya kadar düşmesi üzerine yapılan "Palamut avlanmaya ara verilsin" çağrısı, "İnsanların erişilebilir fiyatla balık yemesine neden engel olmak istiyorsunuz?" şeklinde büyük tepki çekti. Peki, kıyı uzunluğu 8 bin kilometreyi aşan Türkiye'de balıkçılık ne durumda? İşte rekor kıran palamut rekoltesi ve Türkiye'nin güncel su ürünleri tablosu

Mehmet Çalışkan
Giriş: 18 Ekim 2026 - 09:22 Güncelleme: 18 Ekim 2026 - 09:22
Google’da haber kaynağınızı Habertürk olarak seçmek için tıklayın
İronik bir polemik

Hafta içinde bir hayli tepki çeken bir çağrıda bulunuldu.

İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği, palamut bolluğu sebebiyle düşen fiyatların balıkçılara ekonomik zarar verdiğini belirterek avcılığa geçici ara verilmesi çağrısında bulundu.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49
"Palamutu tutalım ama az tutalım" Haberi Görüntüle

Tezgâhlarda palamudun tanesinin 35 liraya kadar gerilemesi üzerine yapılan bu çağrı, vatandaşların "İnsanların erişilebilir fiyatla balık yemesine neden engel olmak istiyorsunuz?" şeklinde büyük tepki göstermesiyle "Kim haklı?" içerikli bir polemik başladı.

İstanbul İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği, daha sonra yaptığı açıklamada yanlış anlaşıldıklarını belirtti. Birlik, amaçlarının vatandaşların ucuz balık yemesini engellemek değil, stoklanarak yüksek fiyata satılmasına tepki gösterdiklerini; "Bizim derdimiz halka ucuz balık yedirmek. Bizden balığı alanlara 'Pahalıya satıyorsunuz, ucuza satın' diyoruz. Amacımız buydu ancak yanlış anlaşıldık" şeklinde dile getirdi.

Bu haberleri okurken adalar ve boğazlar dâhil olmak üzere 8.333 km kıyı uzunluğu olan ülkemizde avlanan palamut miktarını ve ülkemizde genel balıkçılığın ne durumda olduğunu merak ettim. Öyle ya; hakkında söylenen özlü sözlerin hakkını fazlasıyla veren yüksek kaliteli protein, EPA/DHA türü omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri ve zengin mineraller içeren bu balık, sofra kültürümüzde ayrıcalıklı bir konuma sahip. Bu haklı şöhretin en ikonik ifadelerinden biri olan "Palamut, fakirin eti, denizin aslanıdır" sözü, tam da bu yazının odağındaki polemiği derin bir ironiyle sarmalıyor.

Türkiye'de 2015'te avlanan palamut miktarı 4 bin 573 tondu. 2025'e ait rekolte henüz açıklanmamış olsa da 2024 verileri palamuttaki dikkat çekici artışı net bir şekilde ortaya koyuyor. 2024'te avlanan palamut miktarı, 2015'e kıyasla %977'lik bir artışla 49 bin 278 tona yükseldi.

REKLAM

Palamuttaki bu yükseliş trendi 2026'da da devam ediyor. 1 Eylül – 7 Ekim 2026 tarihleri arasında sadece İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali'ne getirilen 14 bin ton balığın %67'sini (yaklaşık 9 bin 380 ton) palamut oluşturdu. Bu veriler, 2026'nın palamut rekoltesindeki güçlü artışı gözler önüne seriyor.

2015-2025 arasındaki Türkiye Su Ürünleri Üretimi tablosu, balık üretimindeki büyük değişimi net bir şekilde gözler önüne seriyor. Ancak bu büyük artışın kaynağı ne yazık ki denizlerdeki doğal balık avcılığı değil. Doğanın, denizlerin ve göllerin bize karşılıksız sunduğu rekolte aslında stabil bir seyir izliyor — ki günümüz şartlarında stabil kalmasına da şükretmemiz gerek.

REKLAM
Türkiye'de; iç sularda en çok alabalık, denizlerde ise levrek ve çipura yetiştiriliyor.

Buna karşın yetiştiricilik tam anlamıyla bir başarı hikâyesi olarak göze çarpıyor. Zira 2015'e oranla 2025'teki yetiştiricilik artışı %161 gibi ciddi bir oranda gerçekleşti. Yetiştiricilik üretiminde Avrupa Birliği ülkeleri arasında ilk sırada yer alan Türkiye'de, toplam su ürünleri üretiminin %60'ını artık kültür balıkçılığı oluşturuyor.

2015

AVLANMA

• Deniz: 397.731 ton

• İç su: 34.176 ton

TOPLAM: 431.907 ton

YETİŞTİRME

• Deniz: 138.879 ton

• İç su: 101.455 ton

TOPLAM: 240.334 ton

Avlanmayla ve yetiştirmeyle elde edilen balık miktarı toplamda 672.241 ton oldu.

Rakamlara baktığımızda bu tablo daha net anlaşılıyor. 2015'te denizlerde 397.731 ton, iç sularda ise 34.176 ton olmak üzere toplam 431.907 ton balık avlanmıştı. Yetiştiricilik tarafında ise denizlerde 138.879 ton, iç sularda 101.455 ton ile toplam 240.334 tonluk bir üretim yapılmış, böylece avlanma ve yetiştirmeyle elde edilen toplam balık miktarı 672.241 tona ulaşmıştı.

2025

AVLANMA

• Deniz: 378.269 ton

• İç su: 32.159 ton

TOPLAM: 410.428 ton (2015'e oranla %5 azalma)

YETİŞTİRME

• Deniz: 440.817 ton

• İç su: 185.774 ton

TOPLAM: 626.591 ton (2015'e oranla %161 artış)

Avlanmayla ve yetiştirmeyle elde edilen balık miktarı toplamda 2015'e oranla %54 artışla 1.037.019 ton oldu.

2025'te ise avlanan balık miktarı denizlerde 378.269 ton, iç sularda 32.159 ton olarak gerçekleşti ve toplam avcılık 2015'e oranla %5 azalarak 410.428 tona geriledi. Buna karşılık yetiştirilen balık miktarı denizlerde 440.817 ton, iç sularda 185.774 ton olmak üzere toplam 626.591 tona fırlayarak %161'lik muazzam bir artış kaydetti. Tüm bunların sonucunda toplam balık üretimi, 2015'e göre %54 artarak 1.037.019 tona ulaştı.

REKLAM

Peki balık tüketimimiz kişi başına ne kadar?

İthalat ve ihracat miktarlarını da göz önünde bulunduracak olursak ülkemizde kişi başı balık tüketimi 2015'te yıllık 6,1 kg idi. 2025'te ise tükettiğimiz balık miktarı kişi başı yıllık 2,7 kg artış göstererek 8,8 kg'a yükseldi.

Umut ışığı yandı Haberi Görüntüle
REKLAM
ÖNERİLEN VİDEO

Habertürk Manşet - 15 Ekim 2026 (Rekor Yağışa İstanbul Neden Hazırlanamadı?)

Habertürk Manşet programında, İstanbul'un karşı karşıya kaldığı 84 yılın en büyük yağış felaketi, rekor yağışın getirdiği yıkım ve kentleşmedeki hayati hatalar masaya yatırılıyor. Yaşanan felaketin arkasında sadece doğanın öfkesi mi var, yoksa ihmal ve yanlış planlama mı? Derede yaşanan sel facialar... Habertürk Manşet programında, İstanbul'un karşı karşıya kaldığı 84 yılın en büyük yağış felaketi, rekor yağışın getirdiği yıkım ve kentleşmedeki hayati hatalar masaya yatırılıyor. Yaşanan felaketin arkasında sadece doğanın öfkesi mi var, yoksa ihmal ve yanlış planlama mı? Derede yaşanan sel facialarının acısı çabuk mu unutuldu sorusu tüm detaylarıyla deşifre ediliyor. Megakentin rekor yağışa neden hazırlıksız yakalandığından afet yönetimindeki kritik eksikliklere, altyapı yetersizliklerinden kentsel planlamadaki tehlikeli ihmallere kadar skandalın ve felaketin ağır bilançosu yayında adım adım analiz ediliyor. Zülfikar Ali Aydın soruyor; İTÜ Meteoroloji Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İstanbul'u vuran rekor yağışın arkasındaki acı gerçekleri, ihmalleri ve yapılması gerekenleri tüm yönleriyle ekranlara taşıyor. İstanbul'un atlattığı büyük felaketin perde arkasını, doğa olaylarının ötesindeki insan ve planlama hatalarını ve afete dirençli kentlerin geleceğini öğrenmek isteyenler için hazırlanan bu özel yayını kaçırmayın.
#türkiye
#palamut
#balık
#marmara
Yazı Boyutu
Küçük Normal Orta Büyük Ekstra Büyük
  • Ana Sayfa
  • Yazı Boyutu
  • Paylaş
    • Kaydet
    • Görüntüle
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
Parmak iziyle çözülen ilk cinayet!
Trump'tan İran açıklaması: Biraz daha uzun kalabiliriz
Bugün hava nasıl olacak? 25 ilde yağışlar devam: Fırtına ve şiddetli sağanak geliyor!
Tartıştığı Muratcan'ı pompalıyla kovaladı, öldürdü!
İronik bir polemik
ABD'de Trump protestosu
Fenerbahçe kazandı moral depoladı!
Selden etkilenen esnafa 80 milyon lira
"Tekliflere açığım, para lazım"
"Oyuncularla aramda bir problem yok"
Galatasaray Deniz'le 'Gül'dü!
Özer Çak yazdı: VAR kararı ve Taylor’ın sınavı!
Son görüntüleri ortaya çıktı
Okan Buruk'tan TFF'ye tepki!
Balık tutarken timsah saldırısında öldü
Hasarın maliyeti 20 milyar TL olarak tahmin ediliyor
Gözü gibi baktığı bahçesi yok oldu
Kredi kartıyla yemeğe fren yaptık
Mehmet Ali Erbil'in gözyaşları
Toyota'dan AB'ye Türkiye çağrısı
Kaynak: Habertürk – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler