Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
27 Ekim 2026, Salı
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Spor (Ulusal)

Galatasaray yenilgisinin ardından Fenerbahçe'ye eleştiri yağdı: 'Hayatımda hiç pres yapmayan bir büyük takım görmemiştim!' , 'Fenerbahçe ilk yarıda felaketti'

Süper Lig'in 9. haftasında Galatasaray, dün akşam konuk ettiği Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ederek hem liderliğini sürdürdü, hem de ezeli rakibiyle arasındaki puan farkını 6'ya çıkardı. Dev derbide takımların sergilediği performansları Hürriyet yazarları Uğur Meleke, Mehmet Ayan ve Banu Yelkovan bugünkü köşe yazılarında değerlendirdi.

Güncelleme: 7 dk okuma 0
Galatasaray yenilgisinin ardından Fenerbahçe'ye eleştiri yağdı: 'Hayatımda hiç pres yapmayan bir büyük takım görmemiştim!' , 'Fenerbahçe ilk yarıda felaketti'
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Galatasaray, Süper Lig'in 9. haftasında dün akşam sahasında karşılaştığı Fenerbahçe'yi 2-1 yendi.

Sarı-kırmızılılara galibiyeti getiren 29. ve 44. dakikalarda Victor Osimhen kaydederken Fenerbahçe'nin tek golü ise 62. dakikada İrfan Can Kahveci'den geldi.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 22'ye yükseltti ve haftayı Amed SF'in 2 puan önünde zirvede kapattı. Fenerbahçe ise 16 puanda kaldı.

Gözden KaçmasınDev derbide zafer Galatasaray'ın!Haberi görüntüle

OSIMHEN'DEN "DOUBLE"

Sarı-kırmızılı ekibin Nijeryalı santrforu Victor Osimhen, attığı 2 golle yıldızlaştı.

Mücadelenin ilk yarısında 2 gol atarak takımını 2-0 üstünlüğe taşıyan Osimhen, bu sezon çıktığı 7 lig maçında 8 gole ulaştı. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de 1 golü bulunan Osimhen, toplamdaki gol sayısını 9'a taşıdı.

Victor Osimhen, derbide attığı 2 golle sarı-kırmızılı kulüp kariyerindeki 83. resmi maçında 68. kez gol sevinci yaşadı. 27 yaşındaki yıldız oyuncu, Galatasaray tarihinin en golcü 9. futbolcusu oldu. Galatasaray'ın en golcü üçüncü yabancı oyuncusu konumunda bulunan Osimhen, kulüp tarihinin en golcü yabancı oyuncusu Mauro Icardi'ye (77) bir adım daha yaklaştı.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

GALATASARAY, LİGDEKİ SON 5 FENERBAHÇE DERBİSİNDE YENİLMEDİ

Sarı-kırmızılı ekip, tarihi rekabette Fenerbahçe ile yaptığı son 5 Süper Lig derbisini kaybetmedi.

Fenerbahçe'ye ligde son olarak 2023-2024 sezonunun ikinci yarısında sahasında 1-0 yenilen Galatasaray, sonrasındaki 5 derbiden 3'ünü kazanıp 2'sinden beraberlikle ayrıldı.

OKAN BURUK, 120. GALİBİYETİNİ YAŞADI

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sarı-kırmızılı ekibin başındaki 120. lig galibiyetini elde etti.

Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, geride kalan 151. lig müsabakasında 120. galibiyetini kazandı. Sarı-kırmızılılar, 31 müsabakada ise 18 beraberlik ve 13 mağlubiyet yaşadı.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Bu müsabakalarda 356 kez ağları sarsan Buruk'un Galatasaray'ı 126 golü kalesinde gördü.

Not: 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen ve bu yüzden 2022-2023 sezonunda Süper Lig'den çekilen Gaziantep FK ve Hatayspor'a karşı Galatasaray'ın hükmen 3-0 kazandığı maçlar söz konusu 120 galibiyete dahil edilmemiştir.

LİGDE SON 40 İÇ SAHA MAÇINDA MAĞLUP OLMADI

Galatasaray, Süper Lig'de sahasındaki son 40 maçta mağlubiyet görmedi.

Sahasındaki son mağlubiyetini 19 Mayıs 2024'te Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmada yaşayan sarı-kırmızılılar, sonraki lig mücadelelerinde 32 galibiyet ve 8 beraberlik elde etti.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

MAÇ GERGİNLİKLE BİTTİ

Galatasaray ile Fenerbahçe'nin karşılaştığı derbinin ardından iki takımın oyuncuları arasında gerginlik ve arbede yaşandı.

Müsabakanın bitiş düdüğünün ardından Roland Sallai ile Kerem Aktürkoğlu arasında başlayan gerginlik, diğer futbolcular ve teknik ekiplerin de katılmasıyla arbedeye dönüştü. Emniyet güçlerinin müdahale etmek zorunda kaldığı olaylarda fiziksel müdahaleler yaşandı.

Gözden KaçmasınGalatasaray-Fenerbahçe derbisinin ardından büyük kavga: Futbolcular birbirlerine girdi! Polisler sahaya indiHaberi görüntüle

UĞUR MELEKE, MEHMET AYAN VE BANU YELKOVAN'DAN GALATASARAY - FENERBAHÇE MAÇI DEĞERLENDİRMESİ

Derbide oynanan futbol ve takımların genel görüntüsünü Hürriyet yazarları Uğur Meleke, Mehmet Ayan ve Banu Yelkovan bugün kaleme aldıkları köşe yazılarında değerlendirdi. İşte o yazılar;

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

UĞUR MELEKE: HAYATIMDA HİÇ PRES YAPMAYAN BİR BÜYÜK TAKIM GÖRMEMİŞTİM!

Dünkü derbinin Fenerbahçe açısından bence iki kritik kırılma noktası var. Birincisi, salı gecesi Slavia karşısında 62’de Kerem’in sahada kalıp Oğuz’un çıktığı an. O dakikadan sonra Fenerbahçe’nin önde top tutmakta zorlanması, oyuna rakibini ortak etmesi ve nihayetinde de gelen hayal kırıklığı. Futbolda momentum diye bir gerçeklik var. Galatasaray Lille’i geriden gelip yenerek, momentum kazanarak çıkıyor derbiye. Fenerbahçe ise kendi hocasının yanlış ya da geç değişiklikleri nedeniyle momentum yitirerek.

Fenerbahçe için ikinci kırılma anıysa başkan Yıldırım’ın “Benim aklımda İsmail Kartal hiç yoktu. Siz Aykut Kocaman’ı istemediğiniz için bu tercihe yöneldim” şeklindeki, mevcut teknik adamını değersizleştiren açıklamaları. İsmail Kartal zaten Slavia oyunu nedeniyle baskı hissederken, onu biraz daha itibarsızlaştıran bu açıklamaların da hocanın özgüvenini artırmadığı kesin.

Haberin Devamı
class='medyanet-inline-adv'>

Fenerbahçe’nin dün ilk devredeki kötü görüntüsünde bu ruh halinin etkisi olduğunu düşünüyorum. Ben hayatımda bir derbide 45 dakika boyunca hiç pres yapmayan bir takım daha önce görmemiştim. Dün gördüm.

İMZA: DAVINSON SANCHEZ

Fenerbahçe'de ilk yarıda eksik olan o momentum, Galatasaray’da vardı santra ile birlikte. Lille’i yenen takım sanki bir devam filmine çıktı, santradan itibaren özgüvenli oynadı. İlk 45 dakikayı %68 topla oynama, rakip ceza alanında buluşmada 19-3, şutlarda 11-0, tabelada da 2-0 üstünlük kurarak bitirdi. Sarı lacivertliler ikinci yarıda toparlandıysa da yeterli olmadı o gelişim.

Lille maçında iki golün kahramanı olan Batrakov dün de yaşının çok üzerinde bir soğukkanlılıkla oynadı. Hücumların kalbindeydi. Osimhen hemen her büyük maçta olduğu gibi tabelayı belirledi. Ancak bir ekstra parantezi de Davinson Sanchez için açmak isterim. Galatasaray’ın iki golünün de üretiminde o var, ilkinde 30 metrelik bir kafa, ikincide vole ondan. Sadece gollerin içinde olmakla kalmadı, Kante ve Lukaku’nun iki kritik aksiyonunu da kesti cansiperane. Bir büyük maçı daha büyük oynayarak bitirdi Davinson.

MEHMET AYAN: TARİHİ İLK YARI AZ DAHA ÇÖP OLACAKTI!

Lille maçı sinyali vermişti. Milli takım arası G.Saray’a iyi gelmiş olmalıydı. Osimhen’in takıma katılmasıyla gerçek kadrosuna, asli gücüne dönen sarı kırmızılıların favori olması doğaldı. Öyle de başladı maç. Ake’nin sakatlığı sonucunda Brown’un stoper, Levent’in sol bekte değerlendirilmesi avantajdı. Çünkü hücumcu Semedo ve orjinal bek olmayan Levent üzerinden kanatlar kullanılacaktı. İlk yarı pek sağ kanat diyemem ama sol kanattan deşti ev sahibi... Barış Alper ve Jakobs adeta uçurtma gibiydiler. 17’de Barış’ın kaçırdığı gole kadar oyun tümüyle G.Saray’daydı. 20’lerde 10 dakika kadar oynamaya gayret eden Fenerbahçe için Mason Greenwood dışında rakip sahaya topu taşıyabilen ve orada etkili olan bir unsur yoktu.

HÜCUMDA ARA Kİ BULASIN!

26'da Davinson’un kendi kale direğine çarpan vuruşu dışında sarı lacivertlileri hücumda ara ki bulasın. Merkez orta sahası şeffaf gününde, 10 numarası İrfan Can olan takımdan bunu beklemek de çok iyimserlikti hani (attığı gole şapka çıkarırım o ayrı). Orta ikilisi rakibin yüksek pas oyununa teslim olan, temel savunma direkleri (Skriniar/Kante) erken karta ulaşan sarı lacivertlilerin kilidini açmak Osimhen/Barış Alper ikilisine düştü.

1-0 sonrası oyunundan taviz vermeyen G.Saray için, evinde muhteşem atmosferinde 2-0’ı bulmak maçın %51’ini koparmak demekti 45 artıda...

LEMINA ÇİZGİDEN ÇIKARMASA...

Ya da maçı izleyen bizler öyle sanıyorduk! İkinci yarıda G.Saray oyun üstünlüğünü kaybetti. Batrakov (49’), Jakobs (55’), Torerira (72’) ve Leao (87’) ile gol pozisyonları bulsa da, deplasman ekibi için maçın içinde olunan dakika sayısı ilk yarıdan çok fazlaydı. İrfan Can’ın röveşata golü ile F.Bahçe maça manen tutundu. Lemina’nın 90’da kale ağzından çıkardığı top olmasa, G.Saray’ın tarihi ilk yarısı çöp olacaktı. Yine de İsmail hocanın 54’te Greenwood’u oyundan almasını çok anladığımı söylemem. Oyuncu değişiklikleri takıma ritm getirse de sadece oyuna ortak olunabildi, kale önünde pozisyon etkinliği yine sayı olarak G.Saray lehineydi.

İç sahada formuyla ve taraftar desteğiyle kazanan G.Saray’da kuşkusuz Konyaspor maçına kadar her şey dert üstü murad üstü olacaktır. Yalnız iki yarıdaki bu farklı oyuna, büyük değişime mercek tutmak da hocanın görevi.

BANU YELKOVAN: İKİ AYRI DEVRENİN VERDİĞİ MESAJLAR!

Maçtan önce iki takıma dair çıkarabildiğiniz bütün rakamlar birbirinin kopyasıydı. Benzer gol beklentisi, benzer sayıda fırsat... Aralarında, tam da bu maçı kazanarak kapatılabilecek ya da daha da açılabilecek, iştah kabartan üç puanlık bir fark vardı. Birbirinin tıpatıp aynısı olan bu istatistiklere, ilk yarı biterken bir haller oldu. Fenerbahçe ilk yarıda kaleyi bulan ya da bulmayan tek bir şut bile çekmemişti ve devreyi sıfır gol, sıfır gol beklentisiyle tamamladı. Galatasaray ise topa yüzde 68 oranında sahip oldu, 10 şut çekti, beşinde kaleyi, ikisinde Osimhen’le ağları buldu.

F.BAHÇE İLK YARIDA FELAKETTİ

Üstelik mesele yalnızca topa sahip olmak da değildi. Üstünlük; sahip olunan topla ne yapıldığında, top kaybedildiğinde nasıl davranıldığında, rakibin nefes almasına ne kadar izin verildiğinde de gizliydi. Galatasaray’ın önde baskısı, ikinci toplara verdiği reaksiyon ve rakip yarı sahadaki yerleşimi, Fenerbahçe’yi kendi kalesinden uzaklaştırdıkça uzaklaştırdı. İsmail Kartal’ın takımı ise ne geriden sağlıklı çıkabildi ne de topu kazandığında rakip savunmayı tehdit edebildi.

Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki rekabet hiçbir zaman yalnızca sahadaki 22 oyuncunun mücadelesinden ibaret olmamıştır. Yılların biriktirdiği galibiyetler, yenilgiler, şampiyonluklar, kaçan şampiyonluklar, tribünlerin hafızası ve milyonlarca insanın beklentisi de o sahaya çıkar. Hiçbir sonuç yalnızca üç puan olarak kalmaz.

İRFAN CAN KAHVECİ’NİN GOLÜ HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ

Dün akşam ilk yarıda Galatasaray, derbiyi bu kez çok kolay bir maçmış gibi gösterdi. İkinci yarıda Fenerbahçe, hiç de o kadar kolay olmadığını hatırlattı. İrfan Can’ın jeneriklik röveşatasıyla futbol, rakamların anlatamadığı o küçük boşluktan bir kez daha içeri girdi. İrfan Can’ın golü yalnızca skoru 2-1’e getirmedi, maçın ilk bir saatinde oluşan kesinlik duygusunu da sarstı.

Galatasaray’ın bütün üstünlüğü yerli yerindeydi; daha çok şut çekmiş, daha çok pozisyona girmiş, rakibini daha fazla zorlamıştı. Ama artık bütün bu üstünlüğün değişmesi için tek bir gol yetiyordu. Maçın son dakikaları, maçın büyük bölümünü üstün götüren Galatasaray adına hiç gerekli olmayan bir heyecan, Fenerbahçe adına ise çok gerekli, büyük bir umut taşıdı.

Kaynak: Hürriyet – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler