kaynak olarak ekleyin
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün Beştepe’deki Kabine toplantısı sonrasında özetle şu açıklamaları yaptı:
“Önceki Kabine toplantımızdan bu yana, Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden fon koordinasyon kurulumuzun teşkiline, Meclisimizin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına, Katılım Evim, Bir Evim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak Katılım’a devrinin başlamasından, merkezi kayıt kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor.
Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutuklanırken, 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin Meclisimizden geçmesiyle birlikte ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde yapılmasını müteakip yatırımcıların kayda değer bir bölümü ara ödemelerini almış olacak. Fon Koordinasyon Kurulumuz kamuoyumuzu detaylı ve düzenli bir şekilde bilgilendirecek.
ADİL VE ŞEFFAF ŞEKİLDE
Bizim şu anda birinci önceliğimiz siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim; milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getiriler elde etmiş, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ödeyecektir.
HESABINI SORARIZ
Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tenezzül edenlere sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz. Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken neyse hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hale getireceğiz.
HAYSİYET CELLATLIĞI
Elbette bu adımları atarken boğazlarına kadar çamura batmış olanların tamamen çamur at izi kalsın mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, Kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’de şahsım dâhil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı, insanların onuruyla, haysiyetiyle oynamamalıdır.”
MANİSA’DAKİ OTOBÜS KAZASI
Manisa Akhisar’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden on bir vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, taburcu edilmeyenlerin ikisi yoğun bakımda olmak üzere 13 kardeşimizin tedavisi halen devam ediyor. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabbim milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın diyorum.
HEM VATANDAŞA HEM BELEDİYELERE KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI
İstanbul Maltepe’de çöken binada 5 vatandaşımız hayatını kaybetti. Maltepe’de yaşanan bu acı olay İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek İstanbul’a ihanet etmek olur. Biz, her kentsel dönüşüm dediğimizde birilerinin çıkıp ‘rantsal dönüşüm’ diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Bakıyorsunuz, kendileri villalarda lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca en fazla bunlar bağırıyor. Hükümet olarak mahalli idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız. Türkiye’de her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul’da yaptık. 5 milyona yakın vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. ‘Yarısı Bizden’le bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. Daha fazla vatandaşımız bu imkândan yararlanabilsin diye kampanyanın süresini 31 Aralık 2027’ye kadar uzattık.
LÜTFEN ERTELEMEYİN
Buradan İstanbul’daki kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum; lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin. Hükümetimiz tüm imkânlarıyla İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken, siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven, sorumluluk sahibi belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyorum.
İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI: 150 BİN KONTENJAN
İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 221 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Programın 2026-2027 dönemi kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük 1375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlaveten belirli şartlarda 1250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkânları sunulacak.
DEVLETİMİZ SUÇLULARIN ENSESİNDE
Bugün suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adi suçlu, ister belediye vurguncusu, ister uyuşturucu tüccarı, isterse terör örgütü mensubu olsun, hukukun dışına çıkan hiç kimse dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzurlu olmamalıdır. Devletimizin nefesi adaletten kaçacakların veya kendilerini böyle zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda 2026’nın ilk dokuz ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırsa saklansınlar, milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz.
HUSİ SALDIRISINI LANETLİYORUZ
Bölgemizdeki çatışma alanlarına maalesef her gün yenileri ekleniyor. Türkiye bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir.
Bu minvalde Husi’ler tarafından 10 Ekim’de Riyad’da havalimanını hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği 390 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize yüce Allah’tan rahmet yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır.
MEKKE ANLAŞMASI MECLİS’E GELECEK
Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzaladığımız ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarımız devam ediyor. Savunma işbirliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz. İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel işbirliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak bu işbirliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz. Bilinmesini isterim ki, NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetlerde ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikâr olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için önümüzdeki günlerde gazi Meclisimizde sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Biz hadiselere etnik ve mezhebi bir mercekten asla bakmıyoruz.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.