Dünyanın yaşayan en yaşlı kara hayvanı olarak kabul edilen Jonathan adlı dev kaplumbağa, 194 yaşına ulaşmasıyla bilim dünyasının dikkatini çekti. Güney Atlantik Okyanusu'ndaki St. Helena Adası'nda yaşayan kaplumbağanın genetik yapısını inceleyen bilim insanları, olağanüstü uzun ömrünü açıklayabilecek bulgulara ulaştı. Araştırmada DNA onarımı, hücresel yaşlanma ve mitokondriyal işlevlerle bağlantılı genetik özellikler incelendi.
194 YAŞINDAKİ KAPLUMBAĞA BİLİM İNSANLARINI ŞAŞIRTTI
Jonathan, dev kaplumbağalar arasında bile sıra dışı kabul edilen bir yaşa ulaştı. Araştırmada karşılaştırma yapılan Aldabra dev kaplumbağalarının yaklaşık 90 yıla kadar yaşayabildiği belirtilirken Jonathan'ın bu süreyi yaklaşık bir yüzyıl geride bıraktığı ifade edildi. Uzun yıllardır St. Helena Adası'nda yaşayan kaplumbağa, olağanüstü yaşam süresi nedeniyle yaşlanma araştırmalarının odağına yerleşti.
UZUN YAŞAMININ SIRRI DNA'SINDA MI SAKLI?
Bilim insanları, Jonathan'ın diğer dev kaplumbağalardan neden daha uzun yaşadığını anlamak amacıyla genetik yapısını incelemeye aldı. Kaplumbağanın veterineri Joe Hollins tarafından ilk olarak ağız içinden alınan örneğin DNA analizinde bakterilere ait genetik materyal tespit edildi. Bunun üzerine araştırmacılar yanak dokusundan yeni bir örnek aldı. Elde edilen DNA, diğer dev kaplumbağaların genomlarıyla karşılaştırılarak yaşlanmayla ilişkili genetik farklılıklar araştırıldı.
YAŞLANMAYLA İLİŞKİLİ 287 GEN VARYANTI BULUNDU
Genetik karşılaştırmalar sonucunda Jonathan'da yaşlanma süreçleriyle bağlantılı 287 farklı gen varyantı tespit edildi. Bu varyantlar arasında DNA onarımında görev alan genler ile kromozomların uçlarında bulunan koruyucu yapılar olan telomerlerin işleviyle ilişkili genler de yer aldı. Araştırmacılar, söz konusu genetik özelliklerin hücrelerin uzun süre sağlıklı kalmasında etkili olabileceğini değerlendirdi.
MİTOKONDRİYAL GENLERDE DİKKAT ÇEKEN BULGU
Araştırmada hücrelerin enerji üretiminden sorumlu mitokondrilerin işlevleriyle bağlantılı genler üzerinde de duruldu. Jonathan'ın DNA'sının ilgili bölgelerinde, karşılaştırılan diğer yaşlı dev kaplumbağalara göre daha düzenli epigenetik değişiklikler tespit edildi. Çalışmanın ortak yazarlarından Stephen Clark, mitokondriyal genlerdeki düzenin korunmasının veya mitokondrilerin sağlıklı kalmasının uzun ömrü açıklayan faktörlerden biri olabileceğini belirtti.
194 YILLIK YAŞAMIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ MÜ?
Araştırmacılar, elde edilen genetik bulguların Jonathan'ın olağanüstü yaşam süresini doğrudan açıkladığının henüz kanıtlanmadığını vurguladı. Genetik özelliklerle uzun ömür arasında neden-sonuç ilişkisi kurulabilmesi için kan örnekleri de dahil olmak üzere daha kapsamlı analizlerin yapılması gerektiği belirtildi. Çalışmada yer almayan uzman Vincent Lynch de bulguların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Gelecekte yapılacak araştırmaların, belirlenen genetik özelliklerin diğer kaplumbağalarda ve hayvan türlerinde de uzun yaşamla ilişkili olup olmadığını ortaya koyması bekleniyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.