Uluslararası enerji dönüşümü kapsamında, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin depolanması amacıyla Kuzey Karolina'da yerin yüzlerce metre altında devasa bir depolama tesisi faaliyete geçirildi. Dağlık bölgedeki eski kaya ve tuz mağaraları, "Basınçlı Hava Enerji Depolama" (CAES) yöntemiyle adeta dev birer bataryaya dönüştürüldü.
DEVASE KOMPRESÖRLERLE HAVAYI MAĞARALARA HAPSETTİLER
Sistem, rüzgar ve güneş enerjisinden elektrik üretiminin zirveye ulaştığı, ancak tüketimin düşük olduğu saatlerde devreye giriyor. Üretilen fazla elektrik, tesisteki devasa endüstriyel kompresörleri çalıştırmak için kullanılıyor.
Bu kompresörler, dışarıdaki havayı yüksek basınçla dağın içindeki geniş tünellere, eski kaya ve tuz mağaralarına pompalıyor. Hava, yerin yüzlerce metre altındaki bu sızdırmaz doğal odalarda çok yüksek basınç altında sıkıştırılarak hapsediliyor.
İHTİYAÇ ANINDA SERBEST BIRAKILIP TÜRBİNLERİ DÖNDÜRÜYOR
Güneşin batması veya rüzgarın kesilmesiyle şebekedeki elektrik ihtiyacı arttığında, mağaralarda biriktirilen sıkıştırılmış hava kontrollü bir şekilde serbest bırakılıyor. Yüksek basınçla çıkış tünellerine hücum eden hava akımı, özel olarak tasarlanmış jeneratör türbinlerini hızla döndürmeye başlıyor.
Bu yöntemle elde edilen enerji, özellikle tüketimin yoğun olduğu gece saatlerinde şebekeye verilerek binlerce hanenin kesintisiz elektrik ihtiyacını karşılıyor.
DEPOLAMA KRİZİNE DOĞAL VE EKONOMİK ÇÖZÜM
Uzmanlar, rüzgar ve güneş gibi kesintili kaynakların en büyük sorunu olan "depolama" krizine karşı bu yöntemin en çevre dostu ve uzun ömürlü alternatiflerden biri olduğunu belirtiyor. Kimyasal batarya tesislerine kıyasla çok daha düşük maliyetli ve yüksek kapasiteli olan basınçlı hava sistemi, yer altındaki doğal jeolojik yapıları kullanarak doğaya zarar vermeden devasa miktarda enerjiyi saklama imkanı sunuyor.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.