Amerika Birleşik Devletleri'nde 1930'lu yıllarda Colorado Nehri'ni kontrol altına almak amacıyla inşa edilen 220 metre yüksekliğindeki Hoover Barajı, barındırdığı devasa beton hacmi nedeniyle tek seferde dökülemeyerek yapay soğutma sistemleriyle bloklar halinde inşa edildi. Rezervuarda toplanan milyarlarca tonluk suyun yer kabuğuna uyguladığı olağanüstü statik basınç, kanyon tabanında yüzlerce mikro depremi tetikledi.
Her yıl ilkbahar aylarında Rocky Dağları'ndaki karların erimesiyle taşan Colorado Nehri, Amerika'nın güneybatısındaki tarım havzalarını sular altında bırakıyordu. Kontrolsüz su akışı, bölgedeki ekili arazileri yok ederek yerel ekonomiyi düzenli olarak çöküşe sürüklüyordu. Mühendisler nehrin taşkın gücünü kırmak ve debiyi kalıcı olarak denetim altına almak amacıyla dik kanyon yamaçlarını birbirine bağlayan 220 metrelik devasa bir beton set tasarladı.
DEV BETON KÜTLE NEDEN TEK SEFERDE DÖKÜLEMEDİ?
Baraj gövdesinde kullanılan devasa beton miktarı, çimentonun priz alırken açığa çıkardığı yüksek kimyasal ısının kendiliğinden dağılmasını olanaksız hale getirdi. Yapılan mühendislik hesaplamaları, kütlenin tek parça halinde dökülmesi durumunda betonun soğuyup sertleşmesinin 125 yıl süreceğini ve iç gerilimler nedeniyle yapının tamamen çatlayacağını kanıtladı. Çatlama ve çökme tehlikesini ortadan kaldırmak için gövde, birbirine kenetlenen bağımsız kolonlar ve prizmatik bloklar şeklinde projelendirildi.
BİNLERCE KİLOMETRELİK BORULARLA YAPAY DONDURMA İŞLEMİ
Mühendisler, dökülen beton blokların iç kısımlarına binlerce kilometre uzunluğunda çelik soğutma boruları yerleştirdi. Şantiye sahasında kurulan dev soğutma tesisinden bu borulara aralıksız buzlu su pompalanarak kimyasal ısı yapay yollarla dışarı atıldı. Blok blok dondurularak sabitleştirilen beton kolonların birleşim boşlukları yüksek basınçlı harç enjeksiyonuyla dolduruldu ve gövde yekpare bir monolitik dayanıklılığa ulaştırıldı.
TOPLANAN DEVASA SU YER KABUĞUNU NASIL ETKİLEDİ?
Barajın tamamlanmasının ardından Mead Gölü rezervuarında biriken dev su kütlesi, kanyonun altındaki tektonik tabakalara yüz milyonlarca tonluk dikey yük bindirdi. Yer kabuğunun üzerine binen bu ani ve aşırı ağırlık, bölgedeki yerel fay hatlarını harekete geçirerek sismik kayıtlara geçen yüzlerce mikro depremin meydana gelmesine sebep oldu. İnşaat tamamlanmış olsa da toplanan suyun yer kabuğundaki tektonik stresi artıran etkisi modern jeoloji kayıtlarında kalıcı olarak yer aldı.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.