Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
12 Ekim 2026, Pazartesi
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Gündem (Ulusal)

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Önümüze barışın, kardeşliğin ve kalkınmanın kapısı açılmıştır

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili, "Rapor kapının aralanmasıydı; yasa ise kapının sona kadar açılmasıdır. Önümüze yeni bir kapı açılmıştır. Bu kapı barışın, kardeşliğin, beraberliğin, beraberliğin ve bütün ülkelerin halklarıyla beraber kalkınmanın kapısıdır ve inşallah bu yolda sonuna kadar yürüyeceğiz" dedi.

Güncelleme: 10 dk okuma 0
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Önümüze barışın, kardeşliğin ve kalkınmanın kapısı açılmıştır

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Kurtulmuş, Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen Gaziantep Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, yeni akademik yılın hayırlı olmasını diledi.

Türkiye'de birçok üniversiteyi ziyaret ettiklerini aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

"Cumhuriyet tarihimizin ilk asrını geride bıraktık. Bu ilk asrın içerisinde nice başarılar kazandık, nice zorluklarla karşılaştık, nice badireler atlattık. Ama rahatlıkla söyleyebiliriz ki Cumhuriyet'in ilk asrının en önemli meselesi, ne yazık ki bu aziz milletin ve bu büyük milletin terör belasıyla meşgul edilmiş olmasıdır. Yaklaşık 50 yılımızı alan terör meselesi, Türkiye'nin ayaklarına tam bir pranga olarak vurulmuş ve maalesef Türkiye'de on binlerce insanın ölmesine, binlerce evladımızın şehit olmasına ve en mütevazı rakamla 2 trilyon doların üstünde bir maliyete katlanmamıza vesile olmuştur."

Kurtulmuş, Türkiye'nin terör meselesinden kurtulmak için devlet aklıyla millet aklını bir araya getirdiğini ifade etti.

Türkiye'nin terörden kurtulmak için önemli adımlar attığını belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Şu soruyu sormak isterim 50 yıldır uğraşıldı da niye şimdi Türkiye bu konuda adım attı? Neden böylesine bir yolu tercih ederek terörden kurtulmak için kararlı bir şekilde mücadeleye başladı? Yine hepimiz biliyoruz ki Cumhuriyet tarihimizin, özellikle çok partili siyasi hayatımızın dönemlerinde, birçok siyasi lider bu meselenin geride kalması için büyük çaba sarf etti. Rahmetli Özal'ı, rahmetli Erbakan'ı, hatta rahmetli Ecevit'i de sayarsak çok sayıda insanın bu sorunun çözülmesi için gayret sarf ettiğini ama bir türlü başaramadıklarını... Çünkü dönemin iç ve dış mahfillerinin bu meselenin bitmesine müsaade etmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz."

Türkiye'nin sürecin tamamlanması için önemli çalışmalar yaptığını belirten Kurtulmuş, birçok partinin sürece katkıda bulunduğunu anlattı.

Türkiye'nin artık başka meselelerle ilgileneceğini dile getiren Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Başta FETÖ'cüler olmak üzere emniyet, istihbarat ve diğer unsurlar içerisindeki FETÖ'cülerin o süreci nasıl baltaladıkları daha sonra gün gibi ortaya çıkmıştır. Şimdi Allah'a çok şükür önümüze farklı imkanlar çıktı ve burada her şeyden evvel devlet aklıyla millet vicdanı bir araya gelerek artık bu sorunun çözülmesi için kararlı bir duruş sergilendi. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ortaya konulan bu irade fevkalade ciddi bir şekilde devlet politikası haline döndü ve adım adım sürecin bu noktasına kadar gelindi. Bu süreçte hiç şüphesiz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu etkin ve kuşatıcı liderlik, aynı zamanda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu kararlı duruş ve tıkandığı noktalarda yol gösterici tavsiyeleri ve diğer bütün siyasi partilerin liderleri ve yöneticilerinin soruna olumlu katkı sunmaları bu noktaya kadar gelinmesine vesile olmuştur."

Terör sorununun çözülmesi için güçlü bir toplumsal iklim oluştuğunu dile getiren Kurtulmuş, toplumun farklı siyasi kanaatlere sahip kesimlerinin konunun sona erdirilmesi için çaba sarf edilmesi yönünde irade ortaya koyduğunu söyledi.

Devlet aklıyla toplum vicdanının her zaman yan yana gelemeyebileceğini aktaran Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Sürecin başından bugüne kadar bu iklimin giderek arttığını, daha pozitif hale geldiğini hep beraber görüyoruz. Herhalde en önemli nedenlerinden birisi budur. Bir diğer önemli neden ise çevremizdeki ve dünyadaki gelişmelerin artık Türkiye'nin kendi içerisindeki meselelerle boğuşan bir ülke halinde olmasına müsaade etmediği gerçeğidir. Neredeyse bütün dünyanın büyük güçlerinin Balkanlar, Kafkaslar, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu bölgesinde birbirleriyle mücadele ettiği, neredeyse bütün dünyadaki orduların o bölgeye fiziken geldiği bir ortamda Türkiye'nin bu bölgede iki ayağını da yere sağlam basmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Türkiye, onun için özellikle bu bölgedeki gelişmeler ve az evvel de ifade edildiği gibi 3 senedir İsrail'in Gazze'yi bahane ederek bütün bölgeyi istikrarsızlaştırmak için olağanüstü bir güçle gayret etmesi ve bölgesindeki bütün ülkeleri tehdit eden bir tavır içine girmesi nedeniyle iç kalesini tahkim etmek zorunda kalmıştır. Artık bizim bu ülkenin bir tek evladını dahi teröre harcayacak lüksümüz yoktur. Artık Türkiye'nin 1 kuruş parasını dahi terörle mücadeleye harcayacak lüksümüz yoktur."

Kurtulmuş, Türkiye'deki herkesin Terörsüz Türkiye konusunda yekvücut olarak hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Terörsüz Türkiye süreciyle terörsüz bölgenin kurulmasını, bölge halklarının birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde çalışmasının sağlanacağını ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu süreçteki başarının arkasındaki önemli unsurlardan birisi de fevkalade başarılı bir süreç yönetimiydi. İki tane önemli konuda Türkiye demokrasisinin medar-ı iftiharı olacak adımlar atıldı. Bunlardan birisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bütün partilerin katılımıyla kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'ydu. Bu komisyonda 50 arkadaşımız görev aldı. Burada bütün siyasi partiler, inanın sizler de izlediniz, 21 toplantı yapıldı. Saatler süren o toplantılarda fikirleri A'dan Z'ye kadar birbirinden uzak partilerin mensupları bile geldiler. Bu konuyla ilgili fikirlerini dile getirdiler, katkıda bulundular. Türkiye'nin hemen hemen bütün toplumsal kesimlerinden ve her bölgesinden sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek görüşlerini, bu konuyla ilgili tekliflerini sundular ve büyük katkıda bulundular. Sonunda da neredeyse ittifakla, 50 milletvekilinin 47'sinin oyuyla rapor kabul edildi. Bu, Türkiye'de müzakereci demokrasi örneği olmak bakımından neredeyse bir ilktir. Bu, Türkiye'de farklı fikirlerin, farklı kanaatlerin aynı mesele etrafında buluşabildiği ve sonuç alabildiği tek örnektir."

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda görev alan ve destek verenlere teşekkür eden Kurtulmuş, Türk milleti adına şükranlarını sunduklarını belirtti.

Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Bu süreçteki ikinci önemli adım ise geçtiğimiz 10 Ağustos'ta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sürecin gereklerini yerine getirmek için çıkarılan yasadır. Bu yasa fevkalade titiz bir şekilde hazırlanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 milletvekilinin, bir parti hariç her partiden milletvekilinin oyuyla kabul edilmiştir. Bu, Cumhuriyet tarihimizde bir rekordur. Böylesine büyük bir ittifak sağlanamamıştır. Bu şunu gösteriyor: Süreçte herkesin olumlu ve gerçekten iyi niyetli katkılarıyla başarılı bir süreç yönetiminin sonunda hem rapor hazırlanmış, yol haritası olarak ortaya konulmuş hem de raporun gerektirdiği yasa çıkarılarak sürecin önü açılmıştır. Şunu söylüyorum, rapor kapının aralanmasıydı. Yasa ise kapının sonuna kadar açılmasıdır. Önümüzde yeni bir kapı açılmıştır. Bu kapı, barışın, kardeşliğin, birliğin, beraberliğin ve bütün ülkelerin halklarıyla beraber hep birlikte kalkınmanın kapısıdır ve inşallah bu yolda sonuna kadar yürüyeceğiz."

"Süreçlerin yanı sıra riskler de bulunuyor"

Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında önlerinde önemli süreçlerin yanı sıra risklerin de bulunduğunu söyledi.

Herkesin provokasyonlara karşı dikkatli olması ve önleyici tedbirleri alması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bu süreçte önemli olarak dikkat etmemiz bir başka husus ise kullandığımız dil ve üsluptur. İnsan, aslında kullandığı dille kendisini ifade eder ve kendi rengini ortaya koyar. Önümüzdeki dönemde her bir vatandaşımızın, her bir kardeşimizin ne ayrılıkçı bir dili ne ayrılıkçı bir tavrı ortaya koymasını ne de başkalarını ötekileştiren ayrımcı bir dille konuşmasını asla istemeyiz. Birliğin, beraberliğin ve kardeşliğin ortak değerleri çoğaltmaktan başka bir yolumuz olmadığını bilerek dilini ve tavrını, tarzını geliştirmek durumundayız."

Sürecin tamamlanması için el birliğiyle çalışılacağını belirten Kurtulmuş, emeği geçenlere teşekkür etti.

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Hiç şüphesiz önümüzdeki dönemin başarısı 3 tane temel konuda atacağımız adımların sağlıklı ve bütünlüklü olmasına bağlıdır. Bunlardan birisi artık silahlar tamamıyla bütünüyle geride kalmalıdır. Türkiye'de hiçbir terör örgütünün silahlı bir mücadele içerisinde olmasına fırsat ve imkan verilmeyecek, bunun ortadan kaldırılması sağlanacaktır. Onun için diyoruz ki birinci mesele silahların tamamıyla susması ve silahlı mücadele kısmının Türkiye tarihinden kaldırılmasıdır. İkinci meselimiz ise silahların susmasıyla birlikte, daha doğru tabiriyle silahların yakılmasıyla birlikte Türkiye'de hukukun üstünlüğünün ve demokratik gelişmenin de bütün alanlarda yayılması ve güçlendirilmesidir. Silahlarını yakmış, demokrasi ve hukukun üstünlüğü içerisinde kendisini iyi ifade edebilen Türkiye siyasetinin inanın ki hiçbir çözemeyeceği mesele yoktur. Üçüncü mesele ise demokratik ve hukuk düzeninin, demokratik hukuk düzeninin gelişmesine paralel olarak bölgedeki huzur ve sükunetin artmasına paralel olarak bölgenin ekonomik ve kalkınma bakımından da atacağı adımların güçlendirilmesidir."

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin birebir sonuçlarının vatandaşlarımız tarafından görüldüğü, zenginliğin ve refahın sadece Türkiye'de değil bütün bölgede arttığı bir ortama hep beraber gelineceğini belirten Kurtulmuş, çalışmaların önemli olduğunu ifade etti.

Önemli bir döneme girildiğini anlatan Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu çerçevede yıllar evvel çalıştığımız ve o zamanlar Suriye'de iç savaş çıkmadan evvel konuşulan, ne yazık ki Suriye'deki iç savaştan sonra da pratik olarak gündemden kalkan bir başka önemli ekonomik konu. Yani hem Suriye'yi, hem Türkiye'yi, hem Irak'ı hem bölge ülkelerini kalkındıracak bir hedef, sınır aşan sinerji koridorlarını oluşturmaktı. Şimdi inşallah burada da önemli mesafelerin atılabileceği bir döneme giriyoruz. Yani neyi kastediyorum? Allah aşkına biriniz bana kalkar 'Gaziantep'in, Halep'ten, Şam'dan şu farklılıkları vardır' diyerek anlatabileceğiniz hangi farklılıklar vardır? Neredeyse insan yapısının aynı olduğu, coğrafi özelliklerinin birbirine benzer olduğu, tarihi geçmişinin fevkalade ciddi bir şekilde müşterek olduğu, müziğinin, kültürünün, adetlerinin, mutfak kültürünün, mutfak sanatlarının neredeyse birebir aynı olduğu coğrafyadan bahsediyoruz."

Kurtulmuş, Gaziantep'ten Halep'e şehirler üzerinden oluşturulacak sinerji koridoruyla yüksek bir zenginliği ortaya koyabileceklerini belirtti.

Terörün bitmesiyle bölge şehirlerinin sinerji koridoru marifetiyle ileriye gidebileceğini aktaran Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:

"Bu çerçevede önemli bir uluslararası proje olan Kalkınma Yolu Projesi'nin de Türkiye ile Irak başta olmak üzere bütün bölge halklarını ciddi bir şekilde kalkındıracağı aşikardır. Irak'ta Basra Körfezi'ndeki Fav limanından Türkiye'ye kadar gelen yaklaşık 1200 kilometrelik bir hat içerisinde Asya-Avrupa arasındaki malların, hizmetlerin ulaşımı kolaylaşacak, böylece büyük bir zenginlik yolu yeni İpek Yolu'nun bir kolu olarak ortaya çıkacaktır. Bu 1200 kilometrelik hattın tren ve otoyollar vasıtasıyla Türkiye'ye bağlanması, aynı zamanda Şanlıurfa-Ovaköy arasında da 320 kilometrelik bir yolun yapılmasıyla birlikte siz oluşacak hareketliliği hayal ediniz. Kaldı ki bu yolun yapılması için 4 ülke ortak anlaşmasını da gerçekleştirmiştir."

Bölgede bu yolların yapılmasının bölge ülkelerinin ve şehirlerinin güçlü bir hareketlilik içerisine girmesini sağlayacağını dile getiren Kurtulmuş, yerel bir ekonomik kalkınmanın da önünün açılacağını ifade etti.

Bölgenin önemli olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Terörün bitmesiyle kaybedecek olan bir grup daha var, onu da söyleyeyim. Terörün bitmesiyle savaş ekonomisinden kazanan savaş baronları kaybedecektir. Çatışma ekonomisinden kazanan savaş baronları kaybedecektir. Terörün sona ermesi, terörsüz bölgenin kurulmasıyla birlikte Allah'ın izniyle bu bölgede yeni bir kavram olarak barış ekonomisi ortaya çıkacak ve barış ekonomisindeki kazanımlarımız bütün dünyaya örnek olacaktır. Bu çerçevede geldiğimiz nokta ikili olarak ilişkilerimizi ülkelerle, diğer ülkenin bölgedeki ülkelerle bir araya getirmemizi de zorunlu kılıyor. Ümit ediyorum ki Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge meselesi, önümüzde yepyeni ufuklar açmaya devam edecek. Devletler arasındaki ilişkiler hepimiz biliyoruz ki sadece devletlerin, bakanlıkların ve resmi kurumların arasındaki ilişkilerden ibaret değildir. Devletler arasındaki ilişkiler aslında ve öncelikli olarak halklar arasında ilişkilerdir."

Suriyelileri ağırlayan Gaziantep halkına teşekkür eden Kurtulmuş, Gaziantep'in Anadolu misafirperverliğini gösterdiğini dile getirdi.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye'de şimdi en az 3 milyon Türkçe konuşan, Türkiye'yi seven, Türkiye'ye gönülden bağlı Suriyeli kardeşimiz var. Bundan dolayı da hem Gaziantep'e hem de bütün Türkiye'ye teşekkür ediyoruz. Yerel ekonomimiz mutlaka gelişecektir. Bu yerel ekonominin gelişmesini gün be gün hepimiz şahit olacağız. Bunun için Türkiye'nin kalkınması ve bölgenin kalkınması konusunda üniversitemizden, başta üniversitemizden hocalarım, üniversite öğretim üyesi arkadaşlarımızdan yapacakları projelerle, hazırlayacakları yol haritalarıyla, bölgesel kalkınma için önemli gördükleri hususlarda emek vermenizi istirham ediyoruz. Ayrıca ticaret ve sanayi odaları başta olmak üzere ziraat odalarımız olmak üzere bu bölgede faaliyet gösteren bütün sivil toplum kuruluşlarımızın bu sürece katkı vermek için ilave ve özel çalışmalar yapmasını istirham ediyoruz."

Savaşın yıkıntılarının geride bırakılması gerektiğini anlatan Kurtulmuş, barışın getirisini görme vakti olduğunu söyledi.

Hep birlikte gayret göstererek sürece destek vereceklerini ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Cumhuriyet tarihinin en zor meselesinde büyük bir mesafe katettik. Sonuç aldık, alacağız. Artık bu memlekette, artık bu bölgede anneler ağlamayacak. Artık Türkiye bölündü mü, bölünecek mi gibi bir tehdit, bir tehlikeyle asla karşı karşıya kalmayacağız. Biliyoruz ki su uyur, düşman uyumaz. Biz bu iyi niyetlerle, samimi gayretlerle milletin kahir ekseriyetiyle birlikte yürürken bazı iç ve dış çevrelerin de bu işleri sona erdirmek için neler yapabileceğini tahmin ediyor, öngörüyoruz. Bu mesele açık söylüyorum. Sadece terör örgütünün, bir terör örgütünün silahlı terör örgütünün bitirilmesi meselesinden ibaret değildir. Sadece bir silahlı örgütü bitirmek ve bu amaçla bir yasa çıkarmaktan ise hiç ibaret değildir."

Türk'ü Kürt'ten, Kürt'ü Arap'tan, Arap'ı da diğerlerinden ayırmaya güçlerinin yetmediğini dile getiren Kurtulmuş, Gaziantep'in en önemli örneklerden biri olduğunu söyledi.

İnsanların arasına fitne sokmaya çalıştıklarını belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Kurdukları, kurdurdukları terör örgütlerinden silahlar verdiler, bombalar verdiler. Ama halkların gönüllerini birbirinden ayırt etmeye güçleri yetmedi. Şimdi diyoruz ki sadece bir terör örgütünün tasfiye sürecinden bahsetmiyoruz. Önümüzdeki yol dağıtılan, dağılan parçalarımızın bir araya getirilmesi, birleştirilmesi ve hep beraber bir bütün olarak hareket etmesinin başlangıcıdır. Onun için bu bölgenin amiral gücü olan, bu bölgenin merkez üssü olan ülkemize büyük sorumluluklar düşüyor. Türkiye hem kendi terörle mücadelesini başarıyla tamamlamış bir ülke olarak terör örgütünü tasfiye ediyor, hem de bölge ülkelerine yeni bir umut, yeni bir yol, yeni bir istikamet tayin ediyor."

Kaynak: TRT Haber – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler