Dünyanın en çok savunma harcaması yapan ilk 10 ülkesinden biri... Kasasından sadece bir yılda silaha tam 83 milyar dolar çıktı. Envanterinde Amerikan yapımı Patriot ve THAAD bataryaları, modern radar ağları ve son teknoloji batılı sistemler bulunuyor. Ancak Suudi Arabistan, Yemen dağlarından fırlatılan Husi füzelerini ve kamikaze dronlarını durdurmakta zorlanıyor. Geçtiğimiz hafta başkent Riyad'daki ana havalimanının vurulması ve sivillerin hayatını kaybetmesi, "Milyarlarca dolarlık hava savunma kalkanı neden deliniyor?" sorusunu küresel askeri analizlerin merkezine taşıdı.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.Bir yanda dünyanın en pahalı hava savunma sistemleri, diğer yanda ise çoğu birkaç bin dolara mal edilen kamikaze dronlar ve gelişmiş balistik füzeler... Suudi Arabistan, Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre yılda 83 milyar dolarlık askeri harcama yapmasına rağmen, Husi saldırıları karşısında savunma açmazı yaşıyor. CNN International'ın analizine göre başkent Riyad'daki havalimanının hedef alınması ve çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesi, rallığın en büyük korkusunu yeniden tetikledi.
Suudi Arabistan yalnızca Yemen'den değil, üç farklı cepheden gelen dron ve füze sağanağı altında.
Savunulması gereken alan, ABD'nin beşte biri büyüklüğünde devasa bir coğrafya. Petrol rafinerileri, tuzdan arındırma tesisleri, veri merkezleri ve havalimanları...
Yemen Silahlı Kuvvetleri; çok sayıda balistik ve seyir füzesi ile insansız hava araçları kullanarak doğu vilayeti Dahran'daki Aramco tesislerini, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı ve Riyad'daki Aramco rafinerisini hedef alan özel bir askeri operasyon icra etmiştir. Vuruşlar, Allah'a hamdolsun ki tam isabetle gerçekleşmiş, hedeflenen noktalarda yıkıma ve yangınlara yol açmıştır.
Yahya Seri - Husi Askeri Sözcüsü
Riyad Savunma Bakanlığı, her tesisin başına bir patriot bataryası yerleştiremediği için sistemlerin nereye konuşlanacağı konusunda imkansız tercihlerle karşı karşıya kalıyor.
HUSİLER'İN "BOĞMA TAKTİĞİ" NE?
Husilerin savunma hattını yarmasındaki sır ise "boğma taktiğinde" yatıyor. Tıpkı Rusya'nın Ukrayna'da yaptığı gibi, Husiler de çok sayıda ucuz dronu aynı anda fırlatarak Suudi radarlarını ve Patriotları meşgul ediyor. Ardından çok daha hızlı olan Hatem-2 ve Palestine-2 balistik füzeleriyle sistemi aşıyor. Radarların görmesi zor olan alçak irtifadan uçan seyir füzeleri de hava savunma kalkanını deliyor.
Askeri uzmanların üzerinde durduğu asıl açmaz, tam anlamıyla bir asimetrik savaş matematiği. Husilerin fırlattığı bir kamikaze insansız hava aracının maliyeti yaklaşık 15 ila 20 bin dolar. Ancak Suudi Arabistan'ın onu havada vurmak için fırlattığı tek bir Patriot füzesinin maliyeti tam 4 milyon dolar. Yani Suudi ordusu sadece gökyüzünü korumaya çalışmıyor. Her saldırıda devasa bir serveti fırlatıyor. Üstelik mesele sadece para da değil.
PENTAGON'DAN RİYAD'A DESTEK YOK
İran'la yaşanan savaş nedeniyle Pentagon'un elindeki mühimmat stokları tükendi. ABD Savunma Bakanlığı Genel Müfettişliği, Amerikan hava savunma envanterinde kritik açıklar olduğunu resmen raporladı. Kendi açığını kapatamayan Washington, Riyad'a acil füze tedarik edemiyor. Kongre ara seçimleri öncesinde savaşa girmek istemeyen Trump ise doğrudan müdahaleye yanaşmıyor.
Şayet ABD, Yemen'e yönelik bu saldırganlığa dahil olursa, karşılık verme kararı üzerinde uzun uzadıya düşünmeyeceğiz. Aksine, doğrudan ABD'yi ve bölgedeki tüm çıkarlarını, ulaşabildiğimiz her yerde hedef alan hızlı ve can yakıcı bir karşılık verilecektir.
Muhammed El-Buhayti, Ensarullah Siyasi Büro Üyesi
RİYAD YEMEN'E KARA HAREKATI YAPAR MI?
Peki, Riyad ne yapacak? Suudi Arabistan bu durumdan nasıl çıkacak? Riyad için bir kara harekatı seçeneği masada neredeyse imkansız görünüyor. Yemen dağlarında 10 yıldır savaşan, coğrafyayı çok iyi bilen yaklaşık 350 bin silahlı Husi bulunuyor. Hükümet kontrolündeki Tahiz kentini kuşatan Husiler, Daha önce ABD'nin 1 milyar dolar harcayarak düzenlediği hava harekatlarında bile lider kadrolarını korumayı başardı.
Husiler ayrıca Suudi Arabistan'dan yıllardır süren savaşın tazminatı olarak milyarlarca dolar talep ediyor. Masaya oturmak için hava operasyonlarının tamamen durmasını istiyor.
Suudi Arabistan'ın en büyük endişesi ise ekonomik vizyonunun darbe alması. Veliaht Prens Muhammed Bin Selman'ın ülkeyi petrole bağımlı olmaktan çıkarıp, küresel bir teknoloji ve turizm merkezi yapma projesi "Vizyon 2030", her patlayan füzeyle birlikte yara alıyor. Riyad'da yapılan Dünya Petrol Kongresi'ne büyük uluslararası şirketlerin güvenlik endişesiyle katılmaktan kaçınması, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Riyad yönetimi, açığı kapatmak için Pakistan'dan binlerce asker getirtti. Mısır'dan destek istedi, Avrupa ile hava savunma görüşmelerini hızlandırdı. Ancak diplomatik çözüm bulunamazsa, 83 milyar dolarlık bütçenin bile hava sahasını tamamen emniyete almaya yetmediği acı bir gerçek olarak masada kalıyor.
Görünen o ki modern savaş doktrini kökten değişti. Milyarlarca dolarlık bütçeler, en son teknoloji radarlar ve dev bataryalar, dağlardan fırlatılan asimetrik, ucuz ve koordineli dron sürüleri karşısında mutlak bir koruma sağlayamıyor. Riyad yönetimi bir yanda küresel bir turizm ve ticaret merkezi inşa etmeye çalışırken, diğer yanda başkentine düşen füzelerin sirenleriyle yüzleşiyor.
Washington mühimmat yetersizliği sebebiyle geri durdukça, Suudi Arabistan ya Husilerle tavizkar bir barış masasına oturmak zorunda kalacak ya da devasa petrol ve teknoloji tesislerini koruma kumarını sürdürecek.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.