Bu alana reklam verebilirsiniz Sol kule (geniş ekran) · 160×600 px
(326) 214 86 49
Reklam
28 Ekim 2026, Çarşamba
Reklam
Vefat Edenler
Reklam
Dünya (Ulusal)

5 bin bizon doğaya bırakıldı, 2 yıl sonra ortaya çıkan değişim şaşırttı

Teksas'ta doğaya bırakılan 5 bin bizonun iki yıl içinde araziyi nasıl değiştirdiği dikkat çekti. Bitki örtüsünden toprağ...

Güncelleme: 4 dk okuma 0
5 bin bizon doğaya bırakıldı, 2 yıl sonra ortaya çıkan değişim şaşırttı

2019 yılında Teksas'ta 5 bin bizon, yıllardır verimsizleşen yaklaşık 607 bin hektarlık araziye bırakıldı. Bilim insanları, bu hamlenin sonuçlarını görmek için uzun yıllar beklemeyi düşünüyordu, ancak yalnızca 2 yıl sonra gelen uydu verileri herkesi şaşırttı.

Arazi hızla iyileşmeye başlamıştı. Bitki örtüsü güçleniyor, toprak daha fazla su tutuyor ve yaban hayatı yeniden canlanıyordu. Üstelik veriler o kadar sıra dışıydı ki kullanılan yazılım, ölçümlerin hatalı olduğunu düşündü.

Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin içi · 640×320 px
(326) 214 86 49

Peki, binlerce bizon bu değişimi nasıl başardı?

Arazi neden bozuldu?

Bizonlar bölgeye gelmeden önce arazi, aşırı otlanma ve toprak erozyonu nedeniyle ciddi zarar görmüştü. Sığırlar, sevdikleri bitkileri tekrar tekrar tüketirken diğer bitkilerin yayılmasına fırsat tanıyordu. Zamanla çayırlar zayıflıyor, mesquite adı verilen dikenli ağaççıklar yayılıyordu.

Bitki örtüsünün azalması, toprağın su tutma kapasitesini de düşürüyordu. Yağmur suyu sertleşmiş yüzeyden akıp gidiyor, kaynaklar ve mevsimlik dereler kuruyordu.

Arazi sahipleri sorunu çözmek için yıllarca ağaççıkları söktü, ilaç kullandı ve yeni ot tohumları ekti. Ancak bitkiler yeniden yayıldı ve toprak giderek daha da sertleşti.

Çözüm binlerce bizon oldu

Bilim insanları, bölgenin doğal dengesini yeniden kurmak için bizonları geri getirmeye karar verdi. Plan, 5 bin bizonu yaklaşık 607 bin hektarlık araziye bırakmaktı.

Bu karar tartışma yarattı. Zaten zayıflamış bitki örtüsünün binlerce büyük hayvan tarafından tamamen yok edilebileceği düşünülüyordu. Üstelik iyileşmenin 20 ila 30 yıl sürebileceği tahmin ediliyordu.

Bizonlar, sığırlardan farklı davranıyordu. Büyük sürüler halinde hareket ediyor, bir alanda otlandıktan sonra başka bölgelere geçiyordu. Böylece geride kalan bitkiler yeniden büyümek için zaman buluyordu.

Bizonlar ayrıca ağaççıklara sürtünüyor, gövdelerine baskı uyguluyor ve toprağı eşeliyordu. Proje kapsamında aktarılan verilere göre, ilk yıl içinde sürünün en sık kullandığı alanlarda mesquite örtüsü yüzde 30 azaldı.

Toprak yeniden su tutmaya başladı

Bizonların etkisi yalnızca bitkilerle sınırlı kalmadı. Hayvanların dışkıları toprağa organik madde ve besin sağladı. Bu maddelerle beslenen böcekler ve mikroorganizmalar da toprağın yenilenmesine katkıda bulundu.

Bizonların yerde yuvarlanmasıyla oluşan çukurlar ise yağmur suyunu topladı. Böylece kurak arazide küçük, geçici sulak alanlar meydana geldi. Bu alanlar kurbağalar, su böcekleri ve farklı bitki türleri için yeni yaşam alanları oluşturdu.

Toprakta uzun süre canlı kalabilen bazı tohumlar da uygun nem koşullarında yeniden çimlenmeye başladı.

Aktarılan proje verilerine göre, altı ay içinde uzun zamandır görülmeyen bazı yerli bitkiler yeniden ortaya çıktı. İlk yıl toprağın sıkışma oranı yüzde 40 azalırken 18 ay sonunda bitki örtüsünün yüzde 30'dan yüzde 65'e yükseldiği bildirildi.

Yaban hayatı da geri döndü

Bitki örtüsünün güçlenmesi, diğer canlıları da bölgeye çekti. Çakallar, kartallar ve farklı böcek türleri yeniden görülmeye başladı.

Proje anlatısında, üç yıl içinde kaydedilen böcek türlerinin sayısının 47'den 300'ün üzerine çıktığı belirtiliyor. Kelebekler ve yerli arılar geri dönerken dışkıyla beslenen böcekler de toprağın havalanmasına yardımcı oldu.

Bitki örtüsünün ve toprağın iyileşmesi, su döngüsünü de destekledi. Proje kapsamında, uzun süre kuru kalan bazı dere yataklarında yeniden su akışı gözlendiği aktarıldı.

Toprak daha fazla karbon depoladı

En dikkat çekici sonuçlardan biri de karbon ölçümlerinde ortaya çıktı. Proje anlatısına göre, 2 yılın sonunda toprak örneklerindeki karbon miktarı başlangıca kıyasla yüzde 40 daha yüksekti.

Bitkiler, fotosentez yoluyla atmosferdeki karbondioksiti alıyor. Köklerin ve bitki kalıntılarının bir bölümü ayrıştığında karbon toprakta depolanabiliyor. Sağlıklı çayırlar bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynayabiliyor.

Ancak Teksas'taki projeye ilişkin bu sıra dışı ölçümlerin ve sonuçların bağımsız biçimde doğrulanması gerekiyor.

Bu yöntem başka bölgelerde de uygulanabilir mi?

Kuzey Amerika'nın geniş çayır alanlarında aşırı otlanma, tarımsal faaliyetler ve erozyon önemli sorunlar arasında yer alıyor. Bizonların yeniden doğal yaşam alanlarına kazandırılması, bu bölgelerin korunması için seçeneklerden biri olabilir.

Ancak her yerde binlerce bizon bırakmak mümkün değil. Bölgede geçimini hayvancılıkla sağlayan aileler yaşıyor ve mevcut üretim sistemlerinin de dikkate alınması gerekiyor.

Alternatiflerden biri, sığırların farklı meralara düzenli aralıklarla taşındığı dönüşümlü otlatma yöntemi. Bu yöntem, bitkilerin yeniden büyümesine zaman tanımayı amaçlıyor. Yine de sığırlar, bizonların toprak ve ekosistem üzerindeki bütün etkilerini taklit edemiyor.

Teksas'taki projenin temel mesajı ise açık: Doğanın kendini yenilemesi için bazen yeni yapılar kurmak yerine, bozulan doğal süreçleri yeniden işler hale getirmek gerekiyor.

5 bin bizonun hikâyesi, doğru koşullar sağlandığında bir ekosistemin beklenenden çok daha hızlı toparlanabileceğini gösteriyor. Ancak bu sonuçların başka bölgelere uygulanabilmesi için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç var.

Kaynak: Sözcü – haberin aslı
Bu haberi paylaşın
Bu alana reklam verebilirsiniz Haber – metin sonu · 728×90 px

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

İlgili Haberler